● Bıyığın en kötüsü kökünden kazınanıdır. Yemeğin en zararlısı aceleyle yenendir. Kör olmak birçok bakıştan evlâdır. Haremini savunmak asillerin asaletindendir. Sayıca az olan boyun eğer. Emir olan ( zamanla ) körelir. Asıl zenginlik kanaâttir. En kötü fakirlik ise yalvarmaktır.
Ben insanların birbirlerini kötülediklerini, arkalarından gıybetlerini edip çekiştirdiklerini gördüm. Bunun sebebinin, mal, makam ve ilimde birbirlerini karşı haset olduğunu tesbit ettim. Ben de: “Dünya hayatında onların rızıklarını aralarında biz paylaştırdık” âyetini düşündüm; anladım ki her şey ezelde Allahu Teâlâ tarafından taksim edilmiştir. Ben de hiç kimseye haset etmedim ve Allah’ın taksimatına razı oldum.
Şiblî şöyle demiştir: “Hocalarımdan dört bin hadis okudum. Sonra onlardan bir tanesini seçtim ve onunla amel ettim; diğerlerine ihtiyacım kalmadı. Çünkü ben, kurtuluşumu bu hadiste buldum. Öncekilerin ve sonrakilerin ilminin bu hadisin içinde saklı olduğunu gördüğüm için onunla yetindim. O hadis Allah Rasûlü’nün ashabından nakledilen şu hadistir.
“Dünyan için orada duracağın kadar çalış! Ahiretin için orada kalacağın kadar çalış! Allah için O’na ihtiyacın olduğu kadar çalış! Cehennem için ona sabredebileceğin kadar çalış!.”
Meselâ, eğer sen ömründen sadece bir haftanın kaldığını bilsen, bundan böyle fıkıh, ahlâk, usul, kelâm ve buna benzer ilimlerle meşgul olmazsın. Çünkü bu vakitten sonra bu ilimlerin sana fayda vermeyeceğini bilirsin. Hemen kalbin Rabbi ile hukukunu kontrol eder, nefsinin sıfatlarını tanımaya çalışır, dünya ile alâkaları kesip nefsini kötü huylardan temizlemeye ve Allahu Teâlâ’ya sevgi ve kulluk ile meşgul olmaya başlarsın. Güzel vasıflarla bezenmeye çalışırsın. Halbuki, kulun üzerinden geçen her gün ve gece içinde ölmesi mümkündür. Öyle ise insan niçin faydalı işlere bir an evvel yönetip boş işlerden elini çekmiyor?