Bizler birer yanıt değil, soruyuz; bu bakımdan sanat eserlerine benzeriz. Biz estetik olgularız. Kendimizi anlamak ve tanımak için, benliğimizi hâlâ sürmekte olan bir eser oluşuna yönelik estetik bir soruşturma yürütmemiz gerekir.
Tek başına insan bireyi, muhtemelen Avustralya çöllerine ya da Güney Amerika'nın ormanlarına bırakıldığında bir bebekten pek de iyi durumda olmayacak çıplak bir maymundur. Fakat, giydirilmiş, donatılmış, eğitilmiş, bir topluluğun irfanıyla donatılmış ve diğer insanların eşlik ettiği insan yenilmezdir. Bizler en zeki türüz fakat bunun nedeni senin ve benim çok zeki olmamızdan kaynaklanmıyor. İnsan türünün uyum sağlama başarısını açıklayan şey, "biz"in ortak çabasıdır
Bizler birer yanıt değil, soruyuz; bu bakımdan sanat eserlerine benzeriz. Biz estetik olgularız. Kendimizi anlamak ve tanımak için, benliğimizi hâlâ sürmekte olan bir eser oluşuna yönelik estetik bir soruşturma yürütmemiz
gerekir. Alva Noë
Noë'ye göre felsefe bu sürecin en güçlü araçlarından biridir:
İnsan nedir, nasıl bir varlıktır?
Bu soru yüzyıllardır felsefenin merkezinde duruyor.
Ayağımıza dolanan rutinlerimizin, alışkanlarımızın esiri miyiz, yoksa bunların dışına çıkıp kendimizi yeniden inşa edebilir miyiz? Düşüncelerimiz yaşadığımız dünya ve koşullar tarafından mı şekillenir, yoksa onları özgürleştirebilir miyiz?
Bize alışkanlıklarımızı ve doğal sandıklarımızı sorgulama, dünyaya başka bir gözle bakma ve kendimizi yeniden düşünme imkânı verir. Sanat ise bu düşüncenin deney alanıdır; düşüncelerimizin dünyada nasıl karşılık bulduğunu gösteren canlı bir laboratuvar.
Dolanıklık, insanın dünyayla kurduğu ilişkilerin içinden doğduğunu, kim olduğumuzu anlamak için hayatın bu görünmez bağlarını fark etmemiz gerektiğini gösteriyor. Gündelik hayat, felsefe ve sanatın iç içe geçtiği yerde, insan olmanın anlamını kültür, beden ve deneyimle birlikte yeniden düşünmeye çağıran kışkırtıcı bir çalışma. Dolanık
Zihin felsefesine getirdiği yeni bakış açılarıyla dikkati çeken Alva Noë, bu sorulardan yola çıkarak insan doğasına dair somut bir öneride bulunuyor: İnsan olmak bitmiş bir durum değil, süreklileşmiş bir düşünme ve
yaratma sürecidir. Dolanık