“Ehl-i dünyâ kim cihân zevkın demâdem sandılar
Veh ki bu mâtem-serâyı cây-ı hürrem sandılar
Bî-bekâ iken esâs-ı dehri muhkem sandılar
Bir dem iken devlet-i dünyâyı her dem sandılar
Bu fenâ gülzârının 'ayşını 'alem sandılar”
(Dünyaya düşkün olan zavallılar, buradaki zevki hep süreceklerini sandılar. Yazıktır ki matem evini düğün evi sanıp aldandılar. Dünya evinin geçici olduğunu bilmeyip, sağlam zannettiler. Dünyada ele geçecek her lezzeti, bir anlık olduğu hâlde sürekli sandılar.
Fenâ; hem kötü demektir malûm hem de geçici. Dünya adlı gül bahçesinin -iki anlamıyla da- fenâ olduğunu bilmeyip onu bir şey sandılar.)
Sayfa 211 - (İlk üç mısra Rahmî'nin, son ikisi Necâtî Bey'in)