Benim için en zor şey sessizliğe mahkûm olmaktı.
Hâlâ o kadar çok şey vardı ki anlatacağım.
Konuşmayı ne çok seviyordum.
Kendimi anlatmayı, sevinçlerimi anlatmayı, acılarımı anlatmayı.
Jean-Louis herkesle bir değildi, o başkalarına benzemezdi, başkaları gibi olmak istemezdi. Gururluydu, asiydi tıpkı kafasında inatla dikilen saç tutamı gibi, başkalarının izinden gitmeyi reddediyordu.
Mizah benim için, kontrollü bir kaçış yolu, bir ağrı kesici, dayanılmaz olana bir meydan okuma, sol gösterip sağ vurma, iki tarafı keskin bir bıçak, bir deterjandı. Tıpkı termoliz gibi temizliyor, pislikleri yakıyor, lekeleri, önyargıları, kinleri ve buruklukları siliyor.