Bir zamanlar insanlar bana Streetlight'ı benzetirdi. Belki de haklıydılar. Çünkü o şarkı, dışarıdan güçlü görünmeye çalışırken içten içe yorulan, herkese ışık olmaya çabalarken kendi karanlığında kaybolan birini anlatıyordu. Uzun süre başkalarının yükünü taşımaya çalıştım, kendi yüklerimi ise sessizce omuzladım. Ama bugün o şarkıyı dinlediğimde kendimi tamamen orada görmüyorum. Çünkü artık karanlığın içinde kaybolmak yerine çıkış yolunu arıyorum. Yaralarımı saklamak yerine onları iyileştirmeye çalışıyorum. Hâlâ yorgun olduğum günler oluyor, hâlâ içimde sessiz savaşlar veriyorum; fakat artık sadece başkalarına ışık olmak için değil, kendi yolumu da aydınlatmak için yürüyorum. Streetlight geçmişimdeki bir aynaysa, bugün o aynaya bakıp ne kadar yol geldiğimi görüyorum. Çünkü bazen iyileşmek, karanlığın hiç var olmaması değil; ona rağmen ışığa doğru yürümeye devam etmektir.