“Kim ki yek-dil olmayıp verir ikilikden nişân
Serzenişler kendi destinden görür hâven gibi”
[Her kim ki gönlünde iki arzu bulundurur. Yani hem o hem bu der, hem dünya hem ahiret der meselâ, o da olsun bu da der, işte o mahvolmuştur. Havan gibi kendi elinden dayak yer sürekli.]
Şimdi düşünelim. İnsan kendi eliyle kendini nasıl döver. Elini yumruk yapıp ya başına vurur, ya göğsünü yumruklar değil mi? Her ikisi de neyi ifade eder? Derin pişmanlık, kendini suçlama... “Aaah, ne yaptım ben!” gibi.
Ya kafasızlık söz konusu yani ah kafam! Ya da gönül suçu aah, ah!