g

Gönül birliği

0 üye
Takip
Mizâhi görünümlü bir halk türküsünün sözlerine bakın: “On kere demedim mi sevme dokuz yâr Sekizde vefâ yedide sefâ olmaya zinhâr Altı ile beş, dört ile hiç başa çıkılmaz Üçün ikisini terk edegör tâ kala bir yâr”
Sayfa 90
Gönül birliği
Dünya ile ahiret birbirinin zıddı. Doğu ve batı gibi. Birine yaklaşmak ötekinden uzaklaşmak demek. İkisine de yaklaşma gayretinde olan huzuru kaybetmez mi? Ahmet Paşa ise bakın ne diyor: “Âşık-ı sâdıkda dil birdir olur mu yâr iki Hangi taht üstünde mümkün hünkâr iki” (Sâdık olan âşıkta gönül birdir, yâr nasıl iki olur? Bir tahtta iki padişah gördün mü hiç?)
Sayfa 90
Gönül birliği
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Hayâli Bey der ki:
“Kim ki yek-dil olmayıp verir ikilikden nişân Serzenişler kendi destinden görür hâven gibi” [Her kim ki gönlünde iki arzu bulundurur. Yani hem o hem bu der, hem dünya hem ahiret der meselâ, o da olsun bu da der, işte o mahvolmuştur. Havan gibi kendi elinden dayak yer sürekli.] Şimdi düşünelim. İnsan kendi eliyle kendini nasıl döver. Elini yumruk yapıp ya başına vurur, ya göğsünü yumruklar değil mi? Her ikisi de neyi ifade eder? Derin pişmanlık, kendini suçlama... “Aaah, ne yaptım ben!” gibi. Ya kafasızlık söz konusu yani ah kafam! Ya da gönül suçu aah, ah!
Sayfa 89
Gönül birliği