g

Güzel Dostum

2 üye
Takip
Elimi kolumu bağlayan bi memleket var, heves kırar.
Hep kara kara düşünüyorum ama az önce gördüğüm bir video üzerine daha kara kara, hüzünle, gözümde yaşla oturup ülkemizi, insanlarımızı, ne kadar yoksullaştırıldığımızı, fakirleştiğimizi, garibanlığımızı düşündüm. Birileri zenginliğine zenginlik katarken birileri gittikçe fakirleşiyor. İnsanlar en en temel ihtiyaçlarını alırken bile kara kara düşünüyor, en ucuzunu almaya çalışıyor.(en ucuzu da ne kadar ucuzsa işte) Hayatları boyunca zaten çalışmış yaşlı insanlar artık evinde oturup veyahut ne kadar gezebilirse gezmek yerine, ailesiyle hoş vakit geçirmek yerine hala çalışarak yaşamlarını idame ettirmek derdinde. Parasızlıktan insanlar çocuklarını nasıl okutacağını düşünüyor, onlara “ortalama” bir gelecek sağlayabilmek için dişini tırnağına takıyor. Ekonomi üst seviye rezalet, işsizlik almış başını gidiyor, sağlık hizmetlerine ulaşabilmek zaten uç bir şey oldu artık, adalet, hukuk hak getire… Hükümetimiz ne yapıyor dersek? Yol yapıyor, köprü yapıyor, çay fırlatıyor. İktisadi, hukuki, sosyal, kültürel olarak batmamız için elinden geleni yapıyor. Kaybediyoruz… Kaybettik… Biz kaybedeli çok oldu. Yanlış yollardayız, sonumuz iyiye gitmiyor. Evet iktidar oldukça kötü fakat insanlarımız da sorunlu. Zihniyetimiz değişmiyor. Kula kulluk devam ediyor. Ondan önce de aynıydı, kuvvetle muhtemel o gitse de aynısı olacak. Kişinin en başta kendi gelişimi, uyanması için bir çabası, en ufak bir hareketi yoksa onun için kim ne yapabilir? Bu insanların çoğunluk olduğu bir toplumda hangi konuda bir gelişme olabilir? Zor efendim, zor. Hadi diyelim insanlar kendileri bir şey yapmıyor. Bir liderin ülkesinin kalkındırılmasına, halkının eğitilmesine samimiyetle, canla başla gönül vermesi gerekiyor. Ancak bu yapılmayanları göz ardı edip şovlara kanıyoruz, dini tiyatrallere kanıyoruz, eskiyle
Güzel Dostum
Genç senaristler için bölüm sonu tiratları
“Her insanın korkularıyla, acılarıyla, tüm geçmişiyle ve gerçeklerle yüzleşmesi gerekir. Bunu ne kadar geç yaparsa kendisindeki değişimi de o kadar geç fark eder. Acıyı ve üzüntüyü paylaşmak daha da yakınlaştırır insanları. Yüz yüze konuşamadıkları şeyler olsa da birbirleri için ne kadar önemli olduklarını bilirler her zaman. Ne istediğini bilenleri daha hızlı yol alır. Daha çabuk çıkar düştüğü kuyudan. Ne olursa olsun yalnız olmadığını bilmek ister insan. Üzerinde durduğu ayakları ne kadar güçlü olursa olsun, birinin elinden tutmasını ister. Kendisiyle yüzleştikten sonra bile hayatında hiçbir şey değişmez bazısının. Onların hayatında değişime yer yoktur; her şey olduğu gibi kalsın isterler. Kiminin de kendisiyle yüzleşmeye hiç mi hiç ihtiyacı yoktur. Birine tüm geçmişini anlatmak, ona seni seviyorum demekten daha zordur aslında. Bazıları işte bunu yapar. Sevdiğini söyleyemez belki ama alır tüm geçmişini avucuna bırakır. Bazen de bir yüzleşme hiç de iyi bir sonuç vermez. Ve ne olursa olsun insan yüzleşmeli kendisiyle, hatalarını görebilmeli. Yaptığı her hatadan ders çıkarabilmeli. Çünkü hata insan içindir…” Leyla ile Mecnun
Güzel Dostum
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Ulaşılmaz değilsin, ama ulaşamam sana.
Güzel Dostum
Bazen deliriyormuşum gibi hissediyorum, oysa sadece anlaşılmak için çabalıyorum
Güzel Dostum
Yüreğim konuşurken ben susmayı beceremem
Sayfa 11
Güzel Dostum
Beni gerçekten sevmedin mi? Söyle, söyle bana! Ben zaten ölecek bir adamım
Güzel Dostum