Benim üzerimde de böyle işaretler vardır mutlaka. (Fermuarımı kontrol ediyorum hemen, kapalı!) Geçmiş yaşantılarımı, pişmanlıklarımı tekrar eden bir makineye dönüştüğümü ve artık ispat etmekten, göstermekten, kanıtlamaktan, beni güzel gösterecek aynalar aramaktan yorulduğumu belirten işaretler. Görüyorlar mı bütün bunları, anlıyorlar mı, diye dikkatle bakıyorum insanlara. Ama o kadar çoklar ki, onları insan olarak göremiyorum! Onlar da beni göremiyorlardır. Şehir böcekleriyiz biz.
Kulaklarım ağrıyor. Kulaklıkları çıkarıp walkman'i kapatıyorum. Bir serinlik hissediyorum. Hoşuma gidiyor bu. Sonra çevreme bakıyorum. Kumrular Sokağı’na gelmişim.