"Helâl olanlar bellidir, haram olanlar da bellidir. Bu ikisinin arasında birtakım şüpheli şeyler vardır ki, insanların çoğu bunları bilmez. Kim şüpheli şeylerden sakınırsa, dinini ve ırzını korumuş olur. Kim de şüpheli şeylere düşerse, harama düşmüş olur..." (Kaynak: Buhârî, Îmân 39, Büyû‘ 2)
Geçmiş evliyâya dil uzatmak, onlara câhil demek, sözlerinden ahkâm-ı islâmiyyeye uymıyan ma'nâlar çıkarmak, öldükden sonra da kerâmet gösterdiklerine inanmamak ve ölünce velîlikleri biter sanmak ve onların kabrleri ile bereketlenenlere mâni' olmak, müslimânlara sû'izan, zulm etmek, mallarını gasb etmek gibi ve hased, iftirâ ve yalan söylemek ve gıybet etmek gibi harâmdır.
Sayfa 174 - Büyük Günahlar Çokdur: [Yetmişiki büyük günâh şunlardır.]·Kitabı okudu
Kaba avret yerleri dar elbise ile örtülmüş kadına, şehvetsiz de bakmak harâmdır. Yabancı kadının iç çamaşırlarına şehvetle bakmak harâmdır. Sıkı, dar örtülmüş, kaba olmıyan avret yerlerine şehvetle bakmak harâmdır. Şehvete, harâma sebeb olan resmleri yapmak, basmak, resm etmek harâm olur. [Harâmlara, ne olurmuş demek küfr olur].
Sayfa 174 - Büyük Günahlar Çokdur: [Yetmişiki büyük günâh şunlardır.]·Kitabı okudu
(Kendini bir kavme benzeten, onlardan olur). Demek ki, ahlâkını, işlerini veyaiâ elbiselerini başkalarına benzeten onlardan olur. Modaya, kâfirlerin âdetlerine uyanlar, harâmlara güzel san'at ismini takanlar ve harâm işliyenlere san'atkâr, ilerici diyenler, bu hadîs-i şerîflerden ibret almalı, korkmalı, uyanmalıdırlar