Sana mı kaldı be hoca siyaset?
Adam gibi namaz kıldırsana sen.
Ona çat, buna çat... Bu ne acziyet?
Evvela nefsine saldırsana sen.
Yok açık, kapalı; yok baldır, bacak...
Vay n'oldu, n'olacak; vay belde-bucak...
Yok cami çinisi, yok soba, ocak...
Bir düşkün tutup da kaldırsana sen.
Bakıyorum, arsızlara sözün yok;
Hırsızlardan bahsetmeye yüzün yok.
Adaletin tahsisinde bezin yok...
Doğruya yerini buldursana sen.
Bu mudur hocalık, haklılık, haklık?
Karaya “ak” dersin; bu nasıl aklık?
İşin gücün "böyüklere" yaltaklık...
Zulüm karşısında çıldırsana sen.
Giyinip cübbeyi, takıp takkeyi...
Reklam mı belledin aziz Mekke’yi?
Din satarak hep doldurdun cukkayı,
Camiye cemaat doldursana sen.
Düşmüyor ağzından “lanlı lunlu” laf;
Gözlerin velfecri, dillerin sinkaf...
Dört cümle kurarsın, üç tanesi gaf;
Şovmen ol, kendine güldürsene sen.