Giriş Yap
İsrail toplumsal tabakasının en alt kısmında, Etiyopya'dan ülkeye transfer edilen siyahî Yahudiler yer alır. "Yabancılar, yurtsuzlar" anlamında "Falaşa" ismiyle anılırlar. Falaşalar, kendilerinin, Hz. Süleyman'ın siyahî Sebe Kraliçesi ile evliliğinden doğan çocukların neslinden geldiğine inanır.
Reklam
İngilizler, her şeyden önce, diğer coğrafyalarda uyguladıkları "kaosu dışarıdan izleme" prensibini Ortadoğu'da da geçerli tutuyor. Filistin sorununun temelinde tamamen İngiliz aklı yatıyor olmasına rağmen, bugün bütün dünya ABD'yi suçlamaktadır.
Bu coğrafyada uzun süre tutunabilmenin ve kök salabilmenin yolu Yahudilik, Hıristiyanlık veya İslâm'dan birine mensup olmaktır. Pagan inançların, Ortadoğu'da derin etkiler bırakması ve siyasal hâkimiyet kurması mümkün değildir. İsrail'in kurucuları neredeyse tamamen ateist olmasına rağmen devletin bir "din devleti" olarak kurgulanması da tamamen bu gerçeklik sebebiyledir.
Reklam
Amerikalı denizci ve stratejist
Londra'da yayımlanan aylık "National Review" dergisinin Eylül 1902 tarihli sayısında bir makale kaleme alan Alfred Thayer Mahan, Ortadoğu'nun sınırlarını Süveyş Kanalından Singapur'a kadar genişletmiştir. Ortadoğu kavramını literatüre kazandıran ve daha geniş sınırlarıyla tanımlayan ilk isimdir.
Ortadoğu ibaresinin mucidi:
İngiliz hükümeti bünyesinde 1858'de oluşturulan Hindistan Ofisi'dir. Doğu Akdeniz havzası: Yakındoğu Basra körfezi ve İran çevresi: Ortadoğu Çin ve Japonya: Uzakdoğu 1900'lerin başında "Ortadoğu" terimi henüz yaygın bir şekilde kullanılmıyordu.
Reklam
2
12
117 öğeden 1 ile 10 arasındakiler gösteriliyor.
©2022 · 1000Kitap Web Uygulaması · 2.26.42