i

II.Abdülhamid

3 üye
Takip
Hürriyet Yolunda Bir Sabır ve Direniş Belgesi...
9/10
·114 syf.··
Beğendi
·
2026 3. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 19 Nisan 2026 00:00
II. Abdülhamid dönemindeki (1876-1909) korkuya dayalı baskı (istibdat) yönetiminin; . hürriyet ve anayasaya (meşrutiyet) dayalı daha iyi bir yönetim ile vatanın kurtulacağına inanan askeri öğrenci ve subaylardan oluşan genç aydınları pasifize edip gözden uzaklaştırmak amacıyla 1897'de dünyanın bittiği yer olarak bilinen Libya çöllerindeki Fizan'a sürgüne göndermesini, . inanılan değerler uğruna ne kadar zorlu sınavlardan geçildiğini, .ödenecek bedelin ağırlığının bilinci ile birlik ve beraberlik iradesi göstererek umudun en zor şartlarda bile yeşerebileceğini, . vatan sevgisinin sadece cephede savaşmak değil, haksızlığa karşı durup bunun sonuçlarına katlanmak ve . hürriyetin ne kadar değerli olduğunu anlatan, Mahir Said Pekmen'in (1880 - 1949) Yeni Sabah gazetesinde 1944'te yayınlanan anıları baz alınarak hazırlanan bu kitap; . dönemin siyasi atmosferini ve sürgün hayatının fiziksel ve psikolojik zorluklarını birinci elden, gerçekçi bir tanıklığın belgesi olarak bizlere sunuyor. Hacim olarak küçük fakat tarihsel olarak önemli bir eser... NOT: 1908 seçimlerinde Ankara mebusu olarak meclise giren ve Osmanlı Mebusanlar Meclisi'nin son dönemine kadar görevine devam eden Mahir Said'in; 1899'da Fizan'dan Avrupa'ya kaçışı ve İstanbul'a dönüşü sonrası, bir irticai hareket olmasının ötesinde, ordunun disiplininin bozulması ve Meşrutiyet kazanımlarının kaybedilmesi tehlikesi olarak gördüğü 31 Mart Vakası'nı (13 Nisan 1909) ve Selanik’ten gelen, kurmay başkanlığını Mustafa Kemal’in yaptığı Hareket Ordusu saflarına katılmasını anlatan, yine Türk Tarih Kurumu tarafından yayınlanan "31 Mart Hatıraları" kitabını da tavsiye ederim.
II.Abdülhamid
Fizan HatıralarıMahir Said Pekmen · Türk Tarih Kurumu Yayınları · 201316 okunma
Bazen aklına tuhaf fikirler üşüşürdü Doktor'un. Biz zaten elalemin toprağını işgal etmişiz, kılıç zoruyla oralara egemen olmuşuz, şimdi kaybettik diyoruz ama zaten hak sahibi değiliz ki. Ne dilimiz aynı, ne dinimiz. Bu insanlar kaç yüzyıl süren işgale karşı kendi ülkelerini kurtarıyor, kurtuluş savaşı veriyor gibi zararlı fikirlere kapılır sonra şerefli bir subayın böyle düşünmemesi gerektiğini hatırlayarak kendine gelirdi.
II.Abdülhamid
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Sülalede padişahlara evlat veren Türk hanımları tek tüktür. Daha 1300'lerde devletimizin kurucusu olan Osman Bey'in oğlu Orhan Bey, Bizans İmparatoru'nun kızıyla evlenmişti. O dönemden bu yana hareme hep farklı kökenden kızlar girmiştir. Ruslar, Fransızlar, İtalyanlar, Yahudiler, Sırplar, Macarlar ve daha nice bir millet. Benim anam ve hanımlarımın çoğu Çerkez'dir
II.Abdülhamid
Düşüne düşüne, yeni dönemin de eski dönemden farklı olmadığı, herkesin gölgesinden korktuğu yeni düzenin de muhaliflerini vahşi yöntemlerle ezdiği sonucuna vardı. O zaman Kızıl Sultan'ı deviren ihtilalin sebebi neydi? Hiçbir şey değişmeyecekse niye yaşanmıştı bunca altüst oluş?
II.Abdülhamid
İktidar ölüm getirir, mutlak iktidar ise mutlak ölüm getirir. Hele bizim oralarda. Peygamber efendimizin bile cenaze namazını sadece on yedi kişi kıldı biliyorsunuz; sadece ev halkı kaldırdı iki cihan efendisi peygamberimizin cenazesini. Çünkü onun yerine kimin geçeceği mücadelesi başlamıştı.
II.Abdülhamid
Çapkın Abdülmecid Han hastalanınca Avrupa'dan bir doktor getirmişler. Doktor Padişah'ın soyunmasını istemiş, bu sırada baş tercüman da ikisinin sözlerini çeviriyormuş. Bir ara doktor, Padişah'ın avret yerine bakıp bir şey söylemiş. "Ne diyor?" demiş Padişah. "Efendim maslahat-ı şahanenizin gayet iyi durumda olduğunu söylüyor," deyince Padişah kükremiş: "Söyle şu gavura maşallah desin, çabuk maşallah desin! "
II.Abdülhamid