SADIK BAYDERE

Sabitlenmiş gönderi
Başını dikip göğü seyreden, Alnını açan sen; Aklını da yücelere taşı ki Ruhun ezilip dibe çökmesin, Dünyevi bedenin göğe akarken...
Boethius
Boethius
(480-524)
Felsefenin Tesellisi
Felsefenin Tesellisi
Reklam
Medreseler...
Bundan bir yıl önce TBMM hükümetine karşı baş gösteren ayaklanmanın (Delibaş ayaklanması, Ekim-Kasım 1920) olduğu Konya'da o gece iki medreseyi ziyaret ettik. Sağlıklı, güçlü, gencecik öğrenciler, geleceğin mollaları medresenin avlusunda dizilmişlerdi. Bunların yanında geniş cüppeli, beyaz ve yeşil sarıklı mollalar ve hocalar da yer almıştı. İçlerinden biri, en nüfuzlusu, Mustafa Kemal Paşa'dan medrese sayısını artırmasını ve ayrıca medrese öğrencilerinin askere alınmamalarını da rica etti. Hoca konuşurken Mustafa Kemal'in kendini tuttuğu belli oluyordu. Ama öğrencilerin askere alınmamaları söz konusu olunca artık kendini tutamadı ve yüksek sesle, sertçe: "Ne o," dedi. "yoksa sizin için medrese, Yunanlıları yenmekten, halkı zulümden kurtarmaktan daha mı değerlidir? Millet kan içinde yüzerken, halkın en iyi çocukları cephelerde dövüşür, yurt için canlarını feda ederken siz burada genç, sapasağlam delikanlıları besiye çekmişsiniz! Bu besili delikanlılarınızın askere alınması için hemen yarın emir vereceğim." Mustafa Kemal, daha sonra bize, Anadolu topraklarında şimdi gördüğümüz dinç, sağlam delikanlıları askerden kaçıran 17.000 medrese bulunduğunu ve bunların askere alınmaları için gerekli emrin verilmiş olduğunu söyledi.
Sayfa 98 - KonyaKitabı okuyor
"Padişah hükümeti ve onun yardakçıları, ahlaksızlıklarıyla, çapulculuklarıyla, milli zenginliği çalmalarıyla ün yapmış insan türünün seyrek rastlanır örnekleridir. Bunlar kirli işleriyle milleti bölmek ve onu yırtıcı emperyalistlerin dişleri arasına atmak istiyorlar. Onlar, İngiliz sterlininin, Amerikan dolarının hatırı için milli bağımsızlığımızı ve Türklerin hayatını emperyalistlerin çıkarları uğruna satmaya hazırdırlar." Bunlar Mustafa Kemal'in kendi sözleridir...
Sayfa 94 - Mustafa Kemal Paşa'nın Türk Ordusunun Kuruluşu yıldönümünde yaptığı konuşmaKitabı okuyor

Okur Takip Önerileri

Tümünü Gör
Elçiliğimizi ziyaretlerinden birinde Mustafa Kemal beni ve Abilov'u (Azerbaycan Sefiri İbrahim Abilov, 1881-1923) ellerimizden tutarak konuşmak istediğini söyledi. "Aziz dostlar, yoldaşlar, cephedeki durum çok gergin... Taşıtımız, atımız, eşeğimiz yok. Biricik taşıtımız devedir. Develer bizde savaş kahramanıdır. Oysaki mermi götürmek zorundayız. Bize nakliye aracı ve at yardımında bulunmanızı rica ederim. Rusya'nın da güç durumda olduğunu biliyorum; Rusya da zengin değil, ama rica ediyorum, yardımcı olunuz. Top, tüfek, mermi ve para yardımından ötürü hükümetinize ve Lenin'e teşekkür ederim."
Sayfa 74 - AralovKitabı okuyor
Mustafa Kemal ve Şiir ...
Mustafa Kemal milli şiiri çok iyi bilirdi.Yurdunu, onun tarihini, şarkılarını, ruhunun bütün derinliğiyle severdi... Bir ziyaretinde, Türk klasiklerinden, İran şairlerinden, Türk şairi Necati'den birçok şiirler okudu. Bunları okurken sesinde yeni birtakım notalar duyulurdu.
Sayfa 73 - AralovKitabı okuyor
Reklam
Mustafa Kemal ve Müzik ...
Mustafa Kemal Paşa uzun, ciddi konuşmalardan sonra müzik dinlemeyi, dans etmeyi severdi. Halk müziği çalgılarının eşliğinde koro Türkçe şarkılar söyler, Mustafa Kemal'in kendisi de koroyla şarkı söylemeyi severdi. O zaman gözleri koyulaşır, kederli bir hal alırdı. "Nasıl ki güzel bir günde insanın yüreği hayat zor olsa da yaşama sevinciyle dolarsa, şarkı söylediğin ya da dinlediğin zaman da öyledir" diyordu Kemal Paşa.
Sayfa 72 - AralovKitabı okuyor
Halide Edip...
Halide Edip, Birleşik Amerika'nın, hiçbir art düşünce beslemeden, herhangi bir politik ve ekonomik baskıya başvurmadan Türkiye'ye yardım edebileceğini, bunun için de, Türkiye'nin Amerikan mandasını sağlamaya çalışması gerektiğini ileri sürdü. Birleşik Amerika mandası sağlandığı takdirde, ABD'nin Türkiye'yi İngiliz baskısına karşı savunacağını söyledi. Birleşik Amerika'nın Filipinler'e yardımını örnek olarak ileri sürdü. Halide Edip Hanım, tipik bir burjuva siyasetçisiydi. Zaman sınavını veremedi; Milli Kurtuluş hareketi, derebeylikle ve emperyalizmle savaş, onun gücünün dışındaydı. Kocasıyla birlikte, İngiliz liberalizminin kanatları altına sığındı...
Sayfa 69 - Aralov ile Halide Edip görüşmesiKitabı okuyor
Bayezid'i kurtarmak için muhtelif teşebbüsler oldu. Anadolu ileri gelenleri birleşerek Bayezid'i Timur'dan satın almayı denedi ve doksan bin floriye Timur'u ikna etseler de (her yer yağmaya uğradığı için) bu parayı kendi aralarında temin edemediler. Kostantiniyye tekfurundan iktikraz (borç) alma yoluna gidildi ama bu iş için görevlendirilen zat Kostantinopol'e ulaşmadan Yıldırım'ın ölüm haberi geldi ve bu teşebbüs de sonuçlanmadı. ( !..)
Sayfa 216 - Hayrunnisa Alan, 1402 Ankara SavaşıKitabı okuyor
Trabzon Rum imparatoru, Bizans imparatoru ve Pera'daki Cenevizliler Timur'a elçi göndermişler ve Yıldırım'a karşı Timur'a yardım teklif etmişlerdi.
Sayfa 213 - Hayrunnisa Alan, 1402 Ankara SavaşıKitabı okuyor
Timur…
Timur, Cengiz'in mirasçısı olarak, Osmanlıların ancak Selçuklulara bağlı uç beyliklerinden biri olarak meşruluğunu kabul ediyor ve Türkiye Selçuklularının İlhanlılara itaat etmesinde olduğu gibi şimdi de Selçukluların yerini alan Osmanlıların, İhanlıların yerini alan, Hülagu tahtını verdiği oğlu Miranşah'a itaat etmesini istiyordu. HAYRUNNİSA ALAN 1402 Ankara Savaşı (Yıldırım Bayezid - Emir Timur Mücadelesi)
Reklam
SADIK BAYDERE
Bir kitabı okumaya başladı
Türk’ün Türk’le Savaşı
Türk’ün Türk’le SavaşıKolektif
8.2/10 · 11 okunma
SADIK BAYDERE
Bir kitabı okumayı düşünüyor
Resim