SADIK BAYDERE

SADIK BAYDERE
Kitap, sanat, arkeoloji, tarih, felsefe, doğa ve seyahat aşkıyla dolu bir "Dinozor" Bilgisayar Mühendisi...
Hürriyet Yolunda Bir Sabır ve Direniş Belgesi...
9/10
·114 syf.··
Beğendi
·
2026 3. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 19 Nisan 2026 00:00
II. Abdülhamid dönemindeki (1876-1909) korkuya dayalı baskı (istibdat) yönetiminin; . hürriyet ve anayasaya (meşrutiyet) dayalı daha iyi bir yönetim ile vatanın kurtulacağına inanan askeri öğrenci
II.Abdülhamid
Fizan HatıralarıMahir Said Pekmen · Türk Tarih Kurumu Yayınları · 201316 okunma
Reklam
Rastlantılar ve Seçimler ...
8/10
·336 syf.··
Beğendi
·
2026 2. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 12 Nisan 2026 02:24
Paul Auster'in kendi hayatından ciddi esintiler ve paralellikler içeren, hayattaki rastlantılar ve seçimler ile ilgili bu romanı; otobiyografik bir roman olmasa da, romandaki Marco Stanley Fogg karakterinin iç dünyası ve yaşadığı zorlu süreçler, Auster'in kendi sanatçı olma mücadelesinin kurgusal bir yansıması olarak değerlendirilebilir. Bir bakıma, Auster hayat hikayesini romandaki Marco karakteri ile bütünleştirerek romanın içine sızdırmış; her ikisinin de eniştesinin/dayısının kitaplarını okuması, Columbia Üniversitesi'nde eğitim alması, genç yaşlarda yaşanılan ekonomik sıkıntılar, rastlantısal yaşam, baba figürü ve baba-oğul ilişkisi, yazar olma süreci, Fransa ilişkisi, vb. gibi. Özetle, Marco, Auster’ın "farklı seçimler yapsaydım ne olurdum?" sorusuna verdiği kurgusal bir cevap olmuş bu sürükleyici romanda.
Seçimlerimiz
Ay SarayıPaul Auster · Can Yayınları · 2019804 okunma
9/10
·155 syf.··
Beğendi
·
2022 11. kitabı
·
5 saatte okudu
·
Okunma: 06 Şubat 2022 03:51
Bir ara Avusturya'da birlikte çalıştığı Freud'un psikanaliz alanında en iyi kafa dediği, 1939'da göç ettiği Amerika'da Gıda ve İlaç Dairesi FDA'nın direktiflerine aykırı hareket ettiği için iki yıl hapse mahkum edilip tüm kitapları yakılan ve hapiste iken trajik şekilde hayata veda eden tıp doktoru ve psikanalist Wilhelm Reich'ın (1897-1957) özgürlükçü sosyalist siyaset felsefesini, özellikle de işçi sınıfının kurtuluşa ulaşmasının tek yolu olarak doğrudan eyleme ilişkin görüşlerini özetlediği, yaşadığı mesleki olumsuzluklara karşı sitem de barındıran, 1945-47 arasında yazdığı deneme türündeki "Küçük Adam"a seslenişini düşünerek ilgi ile okudum. Küçük adam, her toplumda görülen, yazardan çiftçiye, politikacıdan hırsıza, askerden sokak kabadayısına, esnaftan tüccara değin her çeşit insanın ortak yanıdır. Küçük adam, kendisine her söylenene, ne öğretilirse ona inanan, nereye çekilirse oraya giden insandır. Bu insanın etkin bir konum alması, kurtulması, onun bilinçlenmesine bağlıdır. Küçük adam, bu sıradan insan bilinçlenip kendi kendini yönetmedikçe, kendi alınyazısını kendisi çizmedikçe küçük adam olarak kalacak, yeryüzü diktatörlerden, sömürgenlerden kurtulamayacaktır. İnsanlığın kurtuluşu büyük adamların değil, küçük adamların, açıkçası kitlelerin kendi elindedir. Zamanı geçmeyecek, her zaman geçerli olacak toplumsal analiz ve öğütler içeren, zaman zaman raftan indirilip okunması gerektiğini düşündüğüm bu güzel kitabı hararetle tavsiye ederim.
Dinle Küçük AdamWilhelm Reich · Selkan Yayınları · 197615,4bin okunma
Puan vermedi
Rahmetli Bekir Coşkun'un (1945-2020) Hürriyet Gazetesinde Pako'ya Mektuplar başlığını kullanarak yazdığı doğa-çevre yazılarından oluşan "Pako'ya Mektuplar" kitabı ile, köpeği Pako'nun 16 Kasım 2002 ile beyin tümöründen 15 yaşında hayatını kaybettiği 10 Temmuz 2004 haftasına dek köşesinde çıkan yazılardan oluşan kitabı "Ben Pako" kitabının birleştirilmiş baskısı olan bu güzel kitabı "buruk" bir keyifle okudum; toplumun ve bilhassa yönetimlerin doğaya ve hayvanlara karşı duyarsızlığının giderek arttığı, kendi kendimizi, geleceğimizi tüketmeye, bir bakıma intihara/kıyamete giden kötü gidişatı düşünerek. Hayvanlara yapılan zulmün ifşa edilip hayvan hakları konusunda toplumumuzdaki bilincin güçlenmesine ve zor da olsa yasalarımıza yansımasına büyük katkı sunmuştur Bekir Coşkun ve Pako'su... "Sana seslenirken asıl amacım insanlara bir şeyler anlatmaktı. Belki de benim ve benim gibi, çevrenin, doğanın, ağaçların, ırmakların, ovaların, geyiklerin, turnaların, kısacası cennet dünyanın yok oluşuna tepki duyan insanların bir dilekçesi... Başarmamız için dua et Pako. Dua et..." diyor Bekir Coşkun, kitabının önsözünde. Dualar yetersiz kalıyor maalesef, ama dualarım sizinle Bekir Coşkun. Ruhunuz huzur bulsun...
Pako'ya MektuplarBekir Coşkun · Bilgi Yayınevi · 201654 okunma
9/10
·224 syf.··
Beğendi
·
2022 9. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 26 Ocak 2022 00:00
Rahmetli Bekir Coşkun'un (1945-2020) Hürriyet Gazetesinde Pako'ya Mektuplar başlığını kullanarak yazdığı doğa-çevre yazılarından oluşan bu güzel kitabı "buruk" bir keyifle okudum; toplumun ve bilhassa yönetimlerin doğaya ve hayvanlara karşı duyarsızlığının giderek arttığı, kendi kendimizi, geleceğimizi tüketmeye, bir bakıma intihara/kıyamete giden kötü gidişatı düşünerek. "Sana seslenirken asıl amacım insanlara bir şeyler anlatmaktı. Belki de benim ve benim gibi, çevrenin, doğanın, ağaçların, ırmakların, ovaların, geyiklerin, turnaların, kısacası cennet dünyanın yok oluşuna tepki duyan insanların bir dilekçesi... Başarmamız için dua et Pako. Dua et..." diyor Bekir Coşkun, kitabının önsözünde. Dualar yetersiz kalıyor maalesef, ama dualarım sizinle Bekir Coşkun. Ruhunuz huzur bulsun...
Pako'ya MektuplarBekir Coşkun · Ümit Yayıncılık · 200054 okunma
Reklam