“Zararlı alışkanlıklardan kurtulun. Bir çiftliği veya kasabayı yok eden kişiyi, onu yeniden kurmak ya da araziyi işlemek isteyen birine devretmek zorunda bırakan bir yasa çıkarın. Zenginlerin piyasayı ele geçirip fiilî tekel oluşturmalarına engel olun. Hiçbir şey yapmamak üzere tutulan insanların sayısını azaltın. Tarım ve yün sanayisini canlandırın, böylece muazzam işsizler ordusuna –ki bununla yalnızca hırsızları değil, eninde sonunda hırsıza dönüşen serserileri ve aylak hizmetlileri de kastediyorum– bol, dürüst ve faydalı iş imkânları doğsun.”
“Altı saatlik çalışma rahat bir hayat için gereken her şeyden bol bol üretmeye yetiyor da artıyor. Başka ülkelerde nüfusun ne kadar büyük bir bölümünün işsiz olduğunu hesaplarsanız bunun nedenini anlayabilirsiniz. Bir kere ülkenizdeki kadınların neredeyse hepsini hesaba katarsak, sırf oradan bile yaklaşık yüzde elli artınız var. Ayrıca kadınların çalıştığı ülkelerde, erkekler aylaklık yapmaya daha yatkın oluyor. Bir de onca rahip ve sözde dinî tarikat mevcut; onlar ne kadar çalışıyor? Zenginlerin hepsini, özellikle toprak sahiplerini, soylular ve aristokratlar olarak bilinen kesimi de ekleyin. Onların hizmetkârlarını, daha doğrusu, en başta sözünü ettiğim o silahlı kabadayı çetelerini hesaba dahil edin. Son olarak, gayet sağlam ve sağlıklı oldukları halde hastalık bahanesiyle tembellik eden dilencileri de ilave edin. Hepsini topladığınızda, insan ırkının gereksinimleri için aslında ne kadar az kişinin üretim yaptığını görüp sizde şaşırırsınız.”