"...İnsanların fark etmesini umuyordum. Ancak kimse fark etmiyordu. Çünkü benimle sizlerde tanışmadınız.
Neden yaşadığımı, insanların neden yaşadıklarını sorguladım. Çünkü sadece yaşıyorlar. Herkes sadece yaşıyor.
İnsanlara ölmek için neden sorarsanız şayet onlar sadece "tükendikleri" için öldüklerini söylerler.
Acı ve ızdırap çektim. Acıyı ve ızdırabı nasıl mutluluğa dönüştüreceğimi bilmiyordum. Hiç öğrenemedim.
Acı sadece acıdır. Kendimi buna son vermek için daha önce çok zorladım.
Neden? Neden tüm bu acıya son vermek için direniyorum ki?
Bana acının nedenini araştırmam söylendi.
Bense bunun nedenini çok iyi biliyorum.
Kendimden dolayı inciniyordum. Hepsi benim hatamdı, çünkü ben bu şekilde doğmuşum.
Doktor, duymak istediğin şey bu muydu?
Hayır. Ben yanlış bir şey yapmadım.
Sakin bir ses tonuyla bana kişiliğimden kaynaklandığını söylediğinde, doktor olmanın ne kadar kolay olduğunu düşündüm.
Bu kadar acı çekiyor olmam çok fantastik. Oysa benden daha büyük acılar yaşayan ve buna katlanıp hayatını mutlu bir şekilde idame eden binlerce insan vardı. Benden daha güçsüz olanlar güzelce yaralarını sarıyordu. Gerçek olan şu ki bu Dünya'daki hiç kimse benden daha aciz ve güçsüz değildi.
Ama yinede yaşamak istedim. Bunu niye yaptığımı sordum kendime kendime. Cevabı ise sizin içindi.
Oysa ben kendim için bir şey yapmak istedim.
Lütfen bilmediğiniz konular hakkında ahkam kesmeyin.
Neden acı çektiğimi bulmalıyım. Birçok kez bunun nedenini aradım işte. Niye acı çektiğimi söyledim ya. Bu nedenlerle acı çekmeye hakkım yok mu? Daha spesifik ve daha dramatik şeyler mi olmalıydı? Sizin daha iyi nedenleriniz var mı mesela?Ben söyledim işte. Dinliyor musunuz beni? Üstesinden gelsem de üstesinden geldiğim şeyler yara izi olarak kalıyordu.
Sanırım Dünya'ya kafa tutmak benim için