"Bembeyaz gülmek" ifadesi muhtemelen sadece kadının ana dilinde vardır. Dalgın, mahzun, dağılması kolay bir masumlukla gülümseyen yüz. Ya da öyle bir gülüş.
Sen bembeyaz güldün.
Şayet böyle bir cümlede kullanılırsa sen, hiç sesini çıkarmadan her şeye sabredip gülmek için çaba harcayan birisindir.
O bembeyaz güldü.
Böyle kullanıldığında muhtemelen o, kendi içindeki bir şeylerle vedalaşmak için çaba harcayan biridir.
Bu şehirle aynı kadere sahip biri. Bir kez ölmüş veya yıkıma uğramış biri. Yakıldığı için kararan enkazının üstünde, sürekli kendi kendini yenileyen biri. Bu yüzden henüz yeni olan biri. Bir sütundan kalmış, eskimiş taşlarının yıkıntısı üstüne eklenen yeni şeylerle birleşmiş, tuhaf görünüşe sahip biri.