Bu şehirle aynı kadere sahip biri. Bir kez ölmüş veya yıkıma uğramış biri. Yakıldığı için kararan enkazının üstünde, sürekli kendi kendini yenileyen biri. Bu yüzden henüz yeni olan biri. Bir sütundan kalmış, eskimiş taşlarının yıkıntısı üstüne eklenen yeni şeylerle birleşmiş, tuhaf görünüşe sahip biri.
Yaşadığımız kadarlık zamanın sonunda pamuk ipliğine bağlıymışız gibi güç bela adımımızı atar, irademizi kullanmaya bile fırsat bulamadan, diğer adımımızı tereddütsüz boşluğa atarız. Cesur olduğumuzdan değil, başka bir çıkar yolu olmadığından.
"Kendimi parçalarım ama onun kalbini kırmam."
"Zaten isteyerek kırmaz kimse kimsenin kalbini,"
"Öyleyse hata yapmak aşığa caiz değil mi?"
"Üflesen geçer mi oğlum, kalbin acısı?"
"Geçmez," dedi Kunt. "Ama kalbin mayasında var kırılmak. Zaten insan sevdiğine kırılır."
"Kırıla kırıla, ne olacak oğlum halimiz?"
Aşk olacak.