Zeyn.

Bu şehirle aynı kadere sahip biri. Bir kez ölmüş veya yıkıma uğramış biri. Yakıldığı için kararan enkazının üstünde, sürekli kendi kendini yenileyen biri. Bu yüzden henüz yeni olan biri. Bir sütundan kalmış, eskimiş taşlarının yıkıntısı üstüne eklenen yeni şeylerle birleşmiş, tuhaf görünüşe sahip biri.
Sayfa 24·Kitabı okudu
Reklam
Geçen yaz kaçarcasına geldiğim bu şehir, sanki dünyanın öbür ucunda bir yer değil de içimin tam ortası. Şimdi bu şehir şafak vakti sisle kaplı.
Sayfa 21·Kitabı okudu
Ben hiçbir şeye değer vermiyorum. Yaşadığım yere, her gün açıp kapadığım kapıya, şu lanet hayatıma değer vermiyorum.
Sayfa 13·Kitabı okudu
Yaşadığımız kadarlık zamanın sonunda pamuk ipliğine bağlıymışız gibi güç bela adımımızı atar, irademizi kullanmaya bile fırsat bulamadan, diğer adımımızı tereddütsüz boşluğa atarız. Cesur olduğumuzdan değil, başka bir çıkar yolu olmadığından.
Sayfa 11·Kitabı okudu
"Kendimi parçalarım ama onun kalbini kırmam." "Zaten isteyerek kırmaz kimse kimsenin kalbini," "Öyleyse hata yapmak aşığa caiz değil mi?" "Üflesen geçer mi oğlum, kalbin acısı?" "Geçmez," dedi Kunt. "Ama kalbin mayasında var kırılmak. Zaten insan sevdiğine kırılır." "Kırıla kırıla, ne olacak oğlum halimiz?" Aşk olacak.
Sayfa 266·Kitabı okuyor
Reklam