Yıllardır okuduğum kitaplarda acaba hangi kitap benim en sevdiğim kitap olur diye merak ederdim. Ben bugün en sevdiğim kitabı buldum... Okurken resmen ben de o mahalledeydim, o kitabevinin içinde dolanıp raflardaki kitapları inceledim. Sanki Minjun'un yaptığı kahveleri denedim... O kadar güzeldi ki bu kadar uzun zamanda okumama ben de şaşırdım. İstesem iki gün de bitirebilirmişim ama uzun uzun sindire sindire okuduğum için de mutluyum. Bu evrenden asla çıkmak istemiyorum. Uzun zamandır aradığım tüm soruların cevabı bu kitabın içindeymiş sanki. Ve yıllar geçse de ileri ki zamanlarda okuduğumda yine sorunlarıma, sorularıma cevap bulabilecek gibi hissediyorum. Başucu kitabım olduğun için çok teşekkür ederim...
Seni watty'den okumuş olabilirim ama bir gün elime aldığımda tüm alıntılarımı paylaşacağım... Kepçük ve Pamuk sizi seviyorum... Yusuf ve Ali sizi hiç unutmayacağım :") Bir de özel istek bir tane Murathan istiyorum... (Ben hepsini okumuş oldum bu arada bu daha birinci kitap...) Hepsi çıktığında sizi alıp sarılıp bağrıma basmak istiyorum. İçimde o kadar özel bir yere sahipsiniz ki hayatımda ilk defa bir kitabı bu kadar sevdim galiba. En çok istediğim şey hepsinin elimde olması ve dönüp dönüp okumak... Neyse herkese öneririm çok seviyorum... Gökçen kızım, en çok seni seviyorum...
Çok sıkıldım okurken, gerçekten. Sarmadı beni ama olayı iyiydi. Sonunu böyle beklemiyordum ama sonu beni çok yanılttı. Okumanızı önerir miyim bilmem... İstiyorsanız tabii ki okuyun.
Kitabı beğendim, çokça etkilendim. Sadece biraz dili kolay kaçmış. Ve kesinlikle Oğuz ölmeyi hak etmiyordu. Bestegül ile birlikte mutlu bir yaşam sürmeyi hak ettiğini düşünüyorum. Ölümünü okuyunca ağlamaktan helak oldum... Tek diyebileceğim bunlar sanırım, dilim tutuldu kitap hakkında konuşamıyorum. Ama artık metrolardan çok korkacağım diye bir gerçek var.
Okumak için beklediğime pişmanım. Keşke hemen okusaymışım dedim, kitap bittiğinde. Ben bir kitaptan kolay kolay etkilenmem. Ama Zezé'nin sözleri beni çok fazla etkiledi. Zezé, küçük bir çocuktu. Ama hayatın acı gerçekleri onu erkenden büyüttü. Çok acı çekti Zezé. Acılar bir insanı büyütür, Zezé de acıları yüzünden büyümek zorunda kaldı. Tıpkı şeker portakalının büyüdüğü gibi... Zezé isterdi ki hep küçük kalsınlar, Portuga hep onunla birlikte kalsın. Ama bunlar sadece istemekle kaldı. Ölmeyi de istedi Zezé, ölüp gökyüzüne gitmeyi... Ama bu da olmadı. Zezé'nin istediği hiçbir şey olmadı. Bebek İsa onu hiç sevmedi... Ama şunu bil ki Zezé, biz burada seni çok sevdik. Bilmem kaç kere dayak yiyen halsiz bedenini, Portuga ve Xururuca ile olan sohbetlerini, hayal dünyanı ve her şeyini sevdik.
Şunu unutmayın, sizin de içiniz de bir hayal dünyası yatıyor ve onu uyandırmak sizin elinizde.
Şeker PortakalıJosé Mauro de Vasconcelos · Can Yayınları · 2022274,9bin okunma