Kalemi elime alıp yeniden bir şeyler yazmaya çabaladım. Geçmiş, şimdi ve dünya üzerine çeşitli düşüncelere dalmaktan bıkmıştım artık. Bir tek şey istiyordum yalnız. Kitabımı rahatça bitirmemi hiçbir şey engellemesin istiyordum.
Ama beyaz sayfalara bakar bakmaz durakladım. Kâğıtların görünüşü duraklatmıştı beni. Kalemim elimde, bu göz kamaştırıcı kâğıdı seyretmeye koyuldum. Öylesine sert ve uzağı görücü; öylesine burada bulunan bir şeydi ki! Şimdi’den başka bir şey yoktu onda.