1760'larda, dünyanın güneşten uzaklığını hesaplamak isteyen bilim insanları, o dönemin şartları içinde en makul yolu aramakla meşguldüler. Araştırmaları sonucunda, bu hesaplamayı yapmak için en makul yolun 1769 yılında gerçekleşecek bir olaya bağlı olduğunu bulmuşlardı. Çünkü o yıl Venüs, Güneş ile Dünya arasına geçecekti. Dünyanın farklı bölgelerine gönderilecek bilim insanları, Venüs'ün Dünya ile Güneş arasından geçtiği sırada eş zamanlı olarak gözlem yapacak ve farklı coğrafyalardaki her bilim insanı, bu gözlemleri açı sapmalarıyla birlikte trigonometri yoluyla hesaplayacaktı. Bu sayede, dünyanın farklı coğrafi bölgelerinden yapılan ölçümler birleştirilerek dünyanın güneşe olan uzaklığı doğru bir şekilde hesaplanabilecekti. (...)
Sefer, oldukça başarılı oldu. Hem bilim adına yeni türler keşfedildi, hem dünyanın güneşe olan uzaklığı hesaplandı, hem de birçok hastalığa çare bulacak çözümlere de ulaşılmıştı. Ama aynı zamanda James Cook gibi başarılı bir denizcinin de bambaşka kıtaların ve yerlerin keşfi için önünü açmıştı. Cook'un yapmış olduğu seferler Avustralya, Yeni Zelanda ve Tazmanya'nın keşfini de beraberinde getirmişti.
Ne yazık ki Cook'un keşiflerinin ardından İngiltere'nin bu yeni topraklarda gerçekleştirdiği katliamlar hızla başladı. Keşiflerin üzerinden 100 yıl bile geçmeden, yapılan katliamların bir sonucu olarak Tazmanya halkı neredeyse tamamen yok edildi. 10 bin yıl boyunca ilgili topraklarda hüküm süren Tazmanya halkının son fertleri de katliama uğrarken, acaba Venüs'ün dünya ile güneşin arasından geçmesinin böyle bir sonuca yol açacağı akıllarının ucundan geçmiş midir?