Annesini sevmiyor ama üzmek istemiyor !.. Sevmediği annesi mi ,yoksa onun babasına olan tutumu muydu ?Felç olan babasına annesinin davranışları yüzünden;annesiyle yakınlaşamayan bir evlat !
Nasıl biz yeni doğmuş her şeyi tecrübe ederek öğreniyorsak annelerimiz de bu hayata bir defa geliyor ve onların da acıları ,travmaları var...Ama içinde bulunduğumuz yara bere olan ruhumuz bunu idrak etmekte yetersiz.
"Milyonların tedavülden kalkması ile annesini toprağa vermesi aynı döneme denk geldiği için hangisi daha önemliydi hatırlamıyordu..."
Tedavülden kalkan değersiz olan milyonlar ve annesinin ölümü arasında hangisinin önemli olduğunu bilmiyor "büyük nefret"
Fransız porseleni diyerek bir çok kadını baştan çıkarak sattıkları bu kırılmaz ürünler...
Kadınların en hassas noktası ev eşyaları. Evimiz ve içinde bulunan eşyalar ile aramızda bir bağ oluşuyor onların kırılması ortadan yok olması birçok anıyı çöpe atmak gibi bizim için. Hem maddi hem de manevi bir eksiklik. Zor şartlarda aldığımız her bir eşyanın bizim için daha kıymetli olması büyük önem taşıyor. (Anne fransız tabak kadar bile görmüyor babasını)
Ana karakter o kadar düzenli ve ihtiyatlı biri anahtarını koyduğu cebi,eşyaların yeri, günlük yaptığı aktivitelerin zamanı bile değişmiyor. Bilinçaltında yoluna koyamadığı her şeyi bu şekilde aşıyormuş hissi bırakıyor.
"Minik radyonun boyutundan beklenmeyecek kalitede ve parazitsiz ses vermesinin fiyatı ile doğrudan bağlantısı vardı."
"Ilk görünüşte yüksek bir fiyata satın alınmış gibi görünseler de alındığından beri geçen zaman ve buna rağmen hâlâ ilk günkü performanslarıyla çalışmalarından ödenen parayı çoktan hak ettikleri anlaşılabilirdi."
Maddi değer -manevi bağ ücret ödediğimiz nesnelerden beklentilerimiz ve onlarla kurduğumuz ilişki...
"Kasap işini iyi yapıyor,