Kelimeler eskimez. İnsan eskir. Eskiyen insan kirlenir, tozlanır, rutubetlenir, yaşlanır. Hayatlar eskimez. Duygular eskimez. Fikir eskir. Eskiyen fikirler hükmetmek ister. Ondandır bütün mutsuzluk.
Bir geçmiş mi bırakırsın ardında, mazi mi?
Bir Yaratığın Akıl Almaz Ahlaksız Maceraları arka kapağından....
Evimde yalnızlığımı seviyorum.
Düşüncelerimi açıkladığımda karşı çıkan yok;
arzularımdam söz ettiğimde yadırgayan yok.
Tek kişilik demokrasiye geçmek için zemin yokluyorum.
Küçük İskender
¶¶
içimi yasallaştırmaya çalışan, beni yalınlığın merkezine çekmeye çalışan ilk büyük sinek : toplum. Yaşadıkça reddedeceğim. Bu uykunun dışındayım. Bu uyduruluşun dışındayım.
¶¶
¶¶
Kurduğun cümleleri elekten geçirdim
kıymetli olanları sakladım kalbimde.
Hüzünden yaktığın meşalenin ateşi
sindi yalnızlığımın tenha köşelerine…
Kıymetsiz yoksulluklarda
yolumun en pahalı çizgisiydi
basımı olmayan kitapların!
Seni tanımayan ne çok insan var
ne çok kalp atıp gidiyor sana dokunmadan.
Az da olsa tanıyanlar da pek sevmiyor seni,
Pek düşmüyor yolları Alp’in defterine…
Seni taşlıyorlar Derman,
seni aforoz ediyorlar durmadan!
Onların mahkemelerinden kurtarıyorum
kelimelerinin infazını,
Anlaşılmayanlar kulübüne
ruhunu teslim ediyorum…
Sessizce sarmalıyorum cümlelerini
asi gecelerin yutkunma saatlerinde.
Hayat böyleydi işte
acımasız ve dokunaklı…
Yaralarım ıssız bir mahzenken
şu elverişsiz çağda,
senden küçük heykeller diktim
içime
küçük İskender!
¶¶