Dema ku ez li çavên te mêze dikim, ez hemû êşên dinyayê ji bîr dikim. Tu ji bo min ne tenê evînek î, tu aramî û nefesa jiyana min î. Heya dawiya emrê min, cihê te di nava kûrahiya dilê min de ye......
(Gözlerine baktığımda dünyanın tüm acılarını unutuyorum. Sen benim için sadece bir aşk değilsin, huzur ve yaşam nefesimsin. Ömrümün sonuna kadar yerin kalbimin en derinindedir.)
Belediyeler gasp edilip atanan kayyumların ilk işi Kürtçe tabelaları kaldırmak oldu... Nedense? Ayrıca devlet anadilde eğitime karşı çıkıyor hâlâ. Oysa daha dün ülkeyi işgal eden emperyalist ülkelerin dilinde şu an anaokulundan üniversiteye kadar eğitim verilebiliyor pekālā. Bu hak kendi Kürt vatandaşlarımızdan hangi gerekçeyle esirgeniyor?
halkın dilinden uzaklaşmamak lazım. Halk bizim yazdıklarımızı anlamalı. Dilimiz sade olmalı.
Diğer bir sorun da dilin yazım konusunda oturmamış olmasıdır. Biz Türkiye'deki Kürtler, genellikle Celadet Bedirxan'ın alfabesini kullanıyoruz. Ama yine de hepimiz için bazı problemler var. Bu alanda resmi bir otorite yok, bu yüzden birçok kişi kendisine göre değişiklikler yapıyor. Bu alanda kanaatimce Kürt yazarlar sorumlu bir şekilde hareket etmelidir. Farklılıklar fazlalaştırılmamalı, azaltılmalı.
Sayfa 237 - İthaki Yayınları, 11. Baskı, Eylül 2018·Kitabı okudu
İlkokul çağına kadar Kürtçe konuşarak büyüyen bir çocuğun, ilkokul derslerinin Türkçe olmasından dolayı zorlanması ve bu sorun neticesinde başından geçen olayları anlatan güzel bir roman...