l

LGBTİQ

1 üye
Takip
JONNY NASIL DEPP'Tİ AMBER'I HEARD'ÜN MÜ?
"Şüphesiz, âhirete imân etmeyenler, meleklere dişi isimleri veriyorlar." (Necm sûresi, 27) "Gâvur" deyip geçmeyin! Adamlar âhiret işlerinden anlamasalar da dünyanın nasıl döndüğünü biliyorlar. Kârlarını-zararlarını ayırıyorlar. Nitekim bu iş görür muhakeme yeteneği sayesindedir ki, Johnny Depp abimiz, Amber Heard yengenin elinden itibarını kurtarabildi. Yaaa... Eğer "Kadının beyanı esastır!" gibi bir saçmalık orada olsaydı, abimiz şuan Kaptan Jack Sparrow gibi kodeste gün saymaktaydı. Bir verdiği karşı geldi galiba. (Muhtemelen pahalı avukatlara verdikleridir.) Paçayı sıyırdı. Tabii büsbütün sıyırma diye bir şey sözkonusu değil. Zîra eskiler böyle durumlar için derler: Şuyûu vukûundan beterdir... "Kadın iftirasına uğramış bir peygamberin kıssasını" Kudsî Kitab'ında okuduğu hâlde "Kadının beyânı esastır!" gibi bir garabete tutunmuş pek az topluluk vardır herhalde tarihte. Âhirzamandır efendim. Olur. Belki (ve de Allah korusun) daha fenası da olur. "Erkeğin beyanı zerzevattır!" diye bir kanun da çıkabilir. Çünkü artık kadın-erkek hukukunda neyin "doğru" neyin "yanlış" olduğuna kadın hukukçular karar vermektedir. (Ve her nedense bu kadınların erkeklere bir husumeti sezilmektedir.) Yanlış anlamayın, Züleyha'nın durumunu insan kendisine şöyle-böyle açıklar. Fakat bu ablalarımızın hayattan istediklerini aldıkları zannedilir. Çünkü erkekliği geriletme davasına gönül vermiş mücahidelerin çoğusu evlidir. Maşaallah. Eh, yakıştırmayız, eve iş taşımak yanlış iken bir de evi işe taşımak hiç doğru olmaz. Sorun varsa bunları Türkiye'yi karıştırmadan çözmek en muteberi olur... Bilmediğimiz hakkında konuşmayalım. Zannın çoğu haramdır. Bildiğimizse şu: **Tâ Firavun'dan beri, dünyacı/küfranî akıl, menfaatinin hangi gelecek senaryosunda
LGBTİQ
CİNSİYET TARTIŞMALARINA İSLÂMÎ BAKIŞ...
Kadın ya da erkek olmak tam olarak ne anlama gelir? Tartışmanın bir ucunda, sahip olduğumuz bedenin ve anatomi kurallarının kaderimiz olduğunu savunanlar durur. Onlara göre doğuştan gelen organlarımız ve hormonlarımız, hayatta nasıl davranacağımızı kesin olarak belirler. Diğer uçta ise cinsiyet rollerinin toplum tarafından inşa edildiğini söyleyen inşacı fikirler bulunur. Bu görüşe göre, kız çocuklarının oyuncak bebeklerle oynaması ya da erkeklerin ağlamaktan utanması doğuştan gelen bir özellik değildir; bütün bunları bize içine doğduğumuz âile ve kültür öğretir. Antik çağlarda ve Orta Çağ döneminde, beden ve anatomi her şeyin temeli olarak kabul edilirdi. O dönemin ünlü düşünürleri ve din adamları, erkeğin doğuştan üstün ve yetenekli, kadının ise eksik ve zayıf yaratıldığını iddia ederlerdi. Bu fikirler, tabiatın veya İlâhî gücün değişmez kanunu olarak görülürdü. Kadınların ev işleriyle ilgilenmesi ve erkeklerin ülkeleri yönetmesi, anatomi yapısının kaçınılmaz bir sonucu sayılırdı. Kimse çıkıp da bu kuralları biz insanların uydurduğunu düşünmezdi. Anatomi, cemiyet içindeki eşitsizlikleri haklı göstermek için kullanılan en büyük kalkan vazifesi görürdü. 19. asra gelindiğinde tıp insanları, beyin ağırlıklarını ve kemik yapılarını ölçerek kadınların neden erkeklerden daha geride durması gerektiğini kanıtlamaya çalıştı. Fakat 20. asırda işin seyri tamamen değişti. Uzak adalara giden araştırmacılar, bazı kabilelerde kadınların savaştığını, erkeklerin ise süslenip evde oturduğunu gördü. Bu manzara, Avrupa medeniyetinin tek doğru kabul ettiği kuralların aslında sadece birer kurgu olduğunu kanıtladı. Simone de Beauvoir **gibi düşünürler ortaya çıkıp kadın doğulmadığını, kadın olunduğunu söyleyerek büyük bir devrim yarattı. Onlara göre cemiyet, kız çocuklarını kendi çıkarları
LGBTİQ