Kitap, Alman esir kamplarında hayatta kalmaya çalışan, bu sürede de umudunu ve psikolojisini nasıl koruduğunu, diğer mahkumlarla olan ilişkisini ve o kamptakilerin psikolojilerini analiz eden yazar Viktor Frankl'ın anlattığı anılarını içermektedir. Kitap büyük bir yıkımın içinden bize bir bakış açısı sunduğu için çok değerlidir. 2 bölümden oluşmaktadır. (3. bölümü, kısa ve 2.si ile bağlantılı olduğu için saymadım.) İlk bölüm yazarın esir kampında yaşadıklarını anlatmaktadır. 2. bölümde ise yazar kendi fikir babası olduğu logoterapi kavramını kendi altbaşlıkları ile açıklamaktadır.
-Öncelikle bu kitabı neden okudum ve okumadan önceki beklentim nelerdi?
Eminimki bu kitabı hepiniz bir öneri listesinde veya çok satanlarda görmüşsünüzdür. Ben de merak ettiğim bu popüler kitabı artık okumak istedim.
Kitabı almadan önce esir kampı olaylarını duymuştum ama kitapta bu kadar yer edeceğini bilmiyordum. Yani beklentim yazarın kamplardan sonra hayatın anlamına dair felsefi yorumları ve logoterapi hakkındaki vereceği bilgilerdi. Ben 21 yaşında bir gencim. Kendi akranlarımda olduğu gibi bende de hayat genelinde bir amaçsızlık ve anlamında bir bulanıklık var. Bunun belki nedenlerini bulmak amacıyla belki de yazarın fikir ve yorumlarından yola çıkarak bir çözüm bulacağımı düşündüğüm için kitabı okumak istedim.
-Kitap nasıldı, beklentilerimi ne doğrultuda karşıladı?
Öncelikle şunu söyliyim kitabı okuduktan sonra hayatın amacını mamacını bulamadım. Demek istediğim anında büyük bir aydınlanma yaşamadım. Zaten kitap bu amacı verebilseydi eminim dünyanın en çok satan kitabı olurdu. Yazar bu demek istediğimi çok güzel bir şekilde ifade ediyor. Logoterapiyi ressamlığa değil göz doktorluğuna benzetiyor. Ressam size kendi düşüncelerini ve hissetiklerini resim aracılığı ile size iletir. Bu
Kişi, hizmet edeceği bir davaya ya da seveceği bir insana kendini adayarak ne kadar çok kendini unutursa, o kadar çok insan olur ve kendini de o kadar çok gerçekleştirir.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Kitap ilgisi için çok güzel. Ama psikoloji/psikiyatriye ilgisi olmayan biri için son 2 bölüm sıkıcı olabilir. Özellikle kamp sürecini anlattığı ilk kısım çok güzel. Diğer iki bölüm de dikkatli okununca gayet anlaşılır.
Toplama kamplarında,bu yaşayan laboratuvarda ve bu sınav alanında yoldaşlarımızdan bazılarının domuz gibi,bazılarının da aziz gibi davrandıklarına tanık olduk. İnsanın içinde her iki potansiyel de vardır ve hangisinin gerçekleşeceği koşullara değil,kararlara bağlıdır.
Tek kelime ile her insan yaşam tarafından sorgulanır ve herkes sadece kendi yaşamı için cevap verirken yaşama cevap verir; sadece sorumlu olarak bunu yapabilir. Bu nedenle logoterapi,insan varoluşunun özünü sorumlulukta görmektedir.