Logoterapi, psikanalizle karşılaştırıldığında daha az geçmişe yönelik ve biraz daha içgörüye dayanan bir yöntemdir. Daha ziyade geleceğe odaklanır, yani danışanın gelecekte içini dolduracağı anlamlarla uğraşır. Aslında logoterapi, anlam odaklı psikoterapidir. Aynı zamanda nevroz gelişiminde büyük yol oynayan kısır döngüleri ve geribildirim mekanizmaları da devreden çıkarmaya çalışır. Bu sayede nevrotik kişinin tipik benmerkezciliği beslenip pekiştirilmek yerine kırılmaya çalışılır.
"Çelişik niyet" adı verilen logoterapi tekniği, korkunun, korkulan şeyi yarattığı ve aşırı niyetin, arzulanan şeyi olanaksızlaştırdığı gerçeğine dayanmaktadır.
... popüler psikanaliz yazınını okuyan hastanın, sürekli olarak, tramvatik deneyiminin bir gün çıkaracağı faturaya ilişkin korkulu bir beklenti içinde yaşadığı ortaya çıktı. Bu beklentisel kaygı, hem kendi dişiliğini doğrulamaya yönelik aşırı bir niyete, hem de cinsel eşi yerine kendi üzerine odaklanan aşırı bir dikkate yol açmıştı.
Bu da hastanın, cinsel hazzının orgazma ulaştırma yetisinden yoksun kalması için yeterliydi; çünkü orgazm, kendini karşıdaki insana vermenin ve bırakmanın amaçlanmayan bir sonucu kalmak yerine, hem niyetin hem de dikkatin bir objesi haline getirilmişti.
Kısa süreli bir logoterapiden sonra, hastanın kendi orgazm yaşama yetisi üzerindeki aşırı dikkati ve niyeti, bir başka logoterapi terimi kullanılacak olursa: "Düşünce odağından çıkarıldı."
Cinsel iktidarsızlık olaylarının tedavisi için yukarıda anlatılan aşırı niyet ve aşırı düşünme kuramına dayalı özel bir logoterapi kuramı geliştirilmiştir.·Kitabı okudu
Logoterapiye göre bu yaşam anlamını 3 farklı yoldan keşfedebiliriz:
1. Bir eser yaratarak ya da bir iş yaparak
2. Bir şey yaşayarak ya da bir insanla etkileşerek
3. Kaçınılmaz acıya yönelik bir tavır geliştirerek
Bunlardan ilki, yani başarı yolu oldukça açıktır. İkinci ve üçüncü ise biraz daha ayrıntı gerektirmektedir.
Yaşamda anlam bulmanın ikinci yolu, bir şey -iyilik, doğruluk, güzellik gibi- yaşamak, doğayı ve kültürü yaşamak, son ve bir o kadar önemlisi de olanca eşsizliğiyle bir insanı yaşamaktır.
Yani onu sevmektir.
Logotherapy is based on an existential analysis[6] focusing on Kierkegaard's will to meaning as opposed to Alfred Adler's Nietzschean doctrine of will to power or Freud's will to pleasure. Rather than power or pleasure, logotherapy is founded upon the belief that striving to find meaning in life is the primary, most powerful motivating and driving force in humans