n

Namık Kemal

12 üye
Takip
Tanzimat'tan sonraki devrin en büyük ideologu Namık Kemal'de de aynı kapalı âlem telâkkisi devam ediyordu. Evrakı Perişan'da, Celaleddin'de, Cezmi'de bize verdiği numuneler Garp örneğinde İslam kahramanları idi. Bu hayatın kendi nevi içinde bir kemâl olduğu muhakkaktı. Fakat her ne olursa olsun bütün bu teşebbüsler iki büyük buhrana sebep oluyordu: 1- Birbirine asla benzemeyen iki dünya görüşünü boş yere mezcetmeye çalışıyordu. 2- Osmanlı medeniyetinin kemâli, medeniyetin umumi cereyanında tam bir şey ifade etmiyordu: bu kendi nevinde kemâl fikri Tanzimatçıları feci bir şekilde yanıltıyordu ve Garp'a hakiki manasıyla nüfuzu imkânsız bırakıyordu. Bu yüzden değil mi ki Ali Süavi'de Garpçılık, Türkçülük ve İslamcılık birbiriyle kaynaşamayan sathî fikirler halinde kaldı. Garpçılar dünya içinde oynamış olduğumuz rolle, asıl kıymetimizle bizi anlayamıyordu. Çünkü Garp'tan gelen muhtevasız şekil ve çelimsiz fikir bize kendimizi bulmak için kâfi ışık veremiyordu. O zaman bir tenakuza düşüyorduk: bir taraftan boş kalıp halindeki çelimsiz fikirlerin kozmopolit havasıyla kendimizi inkâra kadar gidiyorduk. Öte taraftan hakiki manasıyla insaniye (humain) ulaşmayı tamamıyla meneden bir autiste görüşün içine kapanmış bulunuyorduk. Bundan dolayı Tanzimat mütefekkirinde anlaşılmamış olmanın bütün buhranı ve sukut-ı hayali görülüyor: "Biz memlekete yeni ve büyük fikirler getirdik. Fakat muhit onu anlayacak seviyede değildir. Akıl, halkın ve kitlenin elinde harap oluyor." Bedbaht ona derler ki elinde cühelânın Kahrolmak için kesb-i kemal ü hüner eyler
Sayfa 26 - I - KÜLTÜR VE MEDENİYET, Tanzimata Karşı, İş Bankası Kültür Yayınları
Namık Kemal
Otuzlu ve kırklı yılların basınında Namık Kemal'in doğum ve vefat yıldönümlerinde gazetelerde hâtırasını yad eden bölümler olurdu. Vakit Gazetesi, 21 Aralık 1940, s. 5.
Namık Kemal
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
“Ölürsem görmeden millette ümit ettiğim feyzi, Yazılsın seng-i kabrimde: vatan mahzun, ben mahzun.” Vatan ve hürriyet şairimiz Namık Kemal'in kıymetli hatırasını vefât yıldönümünde saygıyla ve rahmetle anıyorum. Mekânı cennet olsun.
Namık Kemal
10/10
·356 syf.··
Beğendi
·
2025 125. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 18 Ağustos 2025 16:48
Cezmi, Namık Kemal’in romantik edebiyat anlayışıyla yazdığı, Türk edebiyatındaki ilk tarihî romanlardan biridir. Hem Osmanlı tarihine ilgi duyanlar hem de Namık Kemal’in özgürlük ve vatan sevgisi fikrini görmek isteyenler için önemli bir eserdir. Kahramanlık ve fedakârlık üzerinden bir ulusal bilinç yaratmayı amaçlar. Eserın konusu: Osmanlı akıncısı Cezmi’nin hayatı üzerinden Osmanlı-İran savaşları, kahramanlık, fedakârlık ve aşk işlenir. Roman aynı zamanda Osmanlı’nın gücü, İslam birliği ve ideal bir vatan fikrini yüceltir. Romanin guclu yanlaari : Tarihî olayları edebî bir üslupla aktarması.,vatan ve millet sevgisini güçlü bir şekilde işlemesi,kahramanlık duygusunu ön plana çıkararak okuyucuya ilham vermesi. Romanin zayif yanlari :Dönemin ağır dili,( osmanlica) günümüz okuyucusu için zor olabilir. Gunumuz cagdas turkcesiyle cok fark olan bu dil mesela "Tiz-i reftar olanın payine damen dolaşır yani ifadesi, Farsça kökenli bir atasözüdür ve "Acelesi olanın eteği ayağına dolaşır, yavaş giden amacına ulaşır" anlamına gelir. Ayrica Karakterler bazen idealize edilmiş, yani fazla kusursuz gösterilmiştir. Eserde Öne Çıkan Temalar Vatanseverlik ve Kahramanlık: Cezmi, cesur bir akıncıdır ve Osmanlı Devleti uğruna canını ortaya koyar. Namık Kemal, Cezmi karakteri üzerinden Türk milletinin kahramanlık ve fedakârlık ruhunu yüceltir. Hürriyet ve Adalet Arayışı Namık Kemal’in genel edebî anlayışında olduğu gibi, özgürlük, adalet ve milletin bağımsızlığı romanın arka planında önemli bir temadır. Aşk ve İhanet Cezmi’nin, İran Şahı’nın eşi Perihan’a duyduğu aşk romanın duygusal boyutunu oluşturur. Ancak bu aşk, siyasi entrikalar ve ihanetlerle gölgelenir. Doğu-Batı Mücadelesi Osmanlı ile Safevîler arasındaki savaş, aynı zamanda iki büyük imparatorluğun ideolojik çatışması olarak
Namık Kemal
CezmiNamık Kemal · Dorlion Yayınları · 20175,6bin okunma
Ülkedeki ahlak bunalımının bir kaynağı da ana babanın çocuk eğitiminde tuttukları yoldur.
Namık Kemal
Yürüdüm deniz kenarına, bir öpücük kondurdum başına; iki damla gözyaşından ibaret sade bir törenle saldım denizin sularına... Bir an öylece bakakaldı... Sonra sevinçle dibe daldı gitti, bütün kederimi söküp atarak... Teşekkürü de ihmâl etmemişti, birkaç değerli pulunu elime, avuçlarıma bırakarak... Balıkçı ve kedi şaşkın baktılar yüzüme... Sorar gibiydiler, neden yaptın bunu niye?.. " Birgün " dedim, " bulursam kendimi yeşil leğendeki küçük istavrit kadar çaresiz, son ana kadar hep bir umudum olsun diye... "
Sayfa 52 - Puslu Yayıncılık 1.Baskı Ocak 2019 İstanbul·Kitabı okudu
Namık Kemal