" Kin yüzünden kimseyi hicvetmedim.. Allâh ile aldatanları, milletin emeğini ve ekmeğini sömürenleri, adalet ve merhametten sapanları, halkın arasından çıkıp zirvelere oturanların halka zulmettiğini, ahlâk nutku atıp da ahlâksızlığı kendilerine mübah sermaye edenleri gördükçe, deliliğimin kefareti olan dilimi tutamazdım... "
Sayfa 166 - Kapı Yayınları 3.Basım Aralık 2024·Kitabı okudu
" Makam mevki teklif ettiler,
' Yeter ki sus, konuşma.. ' diye; akçe, altın sundular önüme,
' Yeter ki orada burada bizi hicvetme.. ' diye...
Ey halkım!.. Ne sözümü sattım ne de yolumdan saptım... "
Sayfa 165 - Kapı Yayınları 3.Basım Aralık 2024·Kitabı okudu
İstanbul son zamanlarda böyle bir insan seli görmemiştir.. " Bu cenaze kimin? " diye sorarlar...
Tabutun içindeki serveti ile nâm salmış biri değildir.. Aksine tüm dünyalıkları elinin tersi ile itmiş bir garip yolcudur.. Herkesin merak ettiği ise şudur:
" Nasıl oldu da kendini bunca insana sevdirebildi acaba?.. "
O, Neyzen Tevfik 'ti... Hem herkese aitti.. Hem de hiç kimseye ait değildi...
Neyzen Tevfik, Allah'ın varlığı, birlği ve kudreti karşısında insanın sadece bir "hiç" olduğu görüşündedir...
Onca acı, ihânet, hor görülme, çocuk yaşta geçirdiği ağır travma, bitmeyen sara nöbetleri, sıcak bir tas çorbaya, sıcak bir döşekte uyumaya hasretle geçen bir ömür, üç ay koklayıp öptüğü kızını yıllarca göremeyişi, dergâhtan kovulması, handan sokağa atılması, çöplük kenarlarında sokak köpekleri ile sabahlaması... Böyle yarı ölü yarı diri yaşamaya nasıl dayanmıştı? Nasıl bir yaşama gücü vardı da yıkılmamıştı acaba?
Kendini "hiç" te buldu, "her şey" olmaya uğraşan insana tek başına hakikâti haykırdı..
Neyzen'i anlamak için insanın en lanetli hastalığı olan "kınamaktan" kurtularak okumak zorundayız onu..
***
Sen bakma sûrete, sîreti gör..
***
Neyzen Tevfik'i biraz daha yakından tanımak isteyenler için, kıymetli bir biyografi..
Eline, emeğine, kalemine,sağlık...
Ben NeyzenSinan Yağmur