"Niye mi inanıyorum? Bir rasyonel cevabım yok. Görünüşe bakılırsa soru birisini niçin sevdiğimiz alanına giriyor? İnanç bazı bileşenlere indirgenebilir, belki sinir ileticilerine bağlanabilir; ama her nasılsa cevap gerçekten bilinebilir olanı aşıyor gibi. Bu benim gibi insanların katlandığı ve çoğu kez boğuştuğu bilişsel uyumsuzluktur."
On yıllardır gerçekleştirilen nörobilim deneylerinden biliyoruz ki aslında zaman yok!
Zamanı yaratan algımız, yani beynimizin kendisi... Bunun en büyük nedenlerinden biri de gelişimsel süreçlere direk bağlı olarak türümüzü tanımlamamız ve nöroplastisite. Yani bugünkü adıyla biyoçeşitlilik. Bizden farklı olarak hayvanlar gelişimsel süreçleri düşünmezler, çünkü analitik bir şekilde kafa yoramazlar. Bu açıdan analiz yöntemleri, zamanı doğurmuş da olabilir. Bilimsel yöntemlerin bilimi doğurduğu gibi...
Peki belki de zaman, dünyayı deneyimlerken kullandığımız en inatçı psikolojik filtredir...
Bu fikir nasıl hissettirdi? Zaman tarafından hapsedilmiş mi, zamanını yaratan ve yöneten mi? Burada günlük hayatta zaman yaratmayı başarabilenleri, psikojik filtrenin dilini bilenler olduğunu iddia edebilirim. Ki bu epey makul olurdu...
4.2.2024
İskender S.
Tek (ben)" olmak ayrı olmayı, bütünü değil de sadece parçayı yaşamayı gerektirmez.
Tek"in ('ben'in), bütünün parçası olduğu bilinci; ona birliği, bütünü yaşatır.
Türker Kılıç