Dünyayı değiştirmek istiyorsanız işe yatağınızı toplayarak başlayın. Her sabah yatağınızı toplarsanız günün ilk görevini yerine getirmiş olursunuz. Bunu yapmak sizi azıcık da olsa gururlandıracak ve diğer işleri de teker teker yapmanız için teşvik edecektir. Günün sonunda o küçücük adım, yerine getirilmiş pek çok göreve dönüşecektir. Yatağınızı toplamak aynı zamanda hayatta küçük şeylerin de öneminin olduğu gerçeğini pekiştirecektir. Eğer küçük işleri doğru şekilde yapamazsanız daha büyüklerini asla yapamazsınız.
Bir gün bir kitap okudu ve tüm hayatı değişti gibi yaklaşımlar slogan olarak gayet güzel gözükse de gerçekte hiçbir karşılığı yoktur. Hayatınızın herhangi bir evresinde aniden bir aydınlanma yaşayıp tüm hayatınızı yoluna koyacağınız o gün asla gelmeyecek. Aslına bakarsanız bu konuda yaşayacağınız tek aydınlanma, muhtemelen yaşlanıp da yolun sonuna geldiğinizde, geçmişe bakıp tüm zamanınızı hiç gelmeyecek olan bir aydınlanmayı bekleyerek nasıl feda ettiğinizi fark ettiğinizde ortaya çıkacaktır. İşte bu farkındalık yeryüzünde yaşanabilecek en derin pişmanlıktır çünkü artık yeterli zaman kalmamıştır.
Eğer zevk alarak yaptığınız (iç motivasyon) bir iş-eylem varsa (enstrüman çalmak, kitap okumak, spor yapmak vs.) başka ödül mekanizmalarıyla (dış motivasyon) buradaki mükemmeliği bozmayın.
Bir şeyi gerçekten arzulamak ve peşinden koşabilmek için çöküşün yarattığı o acı halini hissetmek ve yaşamak zorundayız. Bu olmazsa olmaz. Bundan kaçamayız. Bilmemiz gerekir ki ancak bu acıyı yaşadığımızda ulaşacağımız haz bir anlama kavuşacaktır.