Peygamber kıssalarında bizim için çok güzel dersler var; hayatımızın farklı dönemlerinde ders çıkarabileceğimiz bir şeyler mutlaka çıkacaktır..
Bugün birden zindandan çıkan arkadaşına 'Beni efendinin yanında an' diyen Hz. Yusuf (aleyhisselam)'ın durumu, sonra birden 'Ben ne yaptım' diyerek pişman oluşu ve Rabbine yakarışı canlandı gözümde..
Bu an ile imtihanda olabilirim; hapiste gibiyim ama gözüm başkanlarının uzatacağı elde..
Müse'nin mersiyesini hatırlar mısınız? Paris'te her şey unutulmak için eğer on beş gün yeterse, şarkta bu, on beş saat bile değildir. Şarkta ölmemeye bakmalı...
Gözyaşının hiçbir faydası olmadığını anlamak için, Yahudilerin Kudüs'te yüzlerce yıldan beri her cumartesi günü başlarını dayayıp ağladıkları taşı ziyaret ediniz: Yüzlerce yıllık gözyaşı, bu ağlama duvarını bir santim aşındırmamıştır.
Bir Türk Kudüs'ü yoktu. Bir Arap Kudüs'ü var mıydı? Hayır. Ne Katolik, ne Ortodoks, ne de Yahudi Kudüs'ü! Kudüs Haçlı alemli, Davud mühürlü sancaklar altında göze görünmez orduların sessizce alıp verdikleri bir yer. Bu defa o şehrin bu yakasında Süleyman'ın olduğu kadar Yahudi olan Kudüs'ü görüyorum.