ö

Ölüler Konuşamaz

1 üye
Takip
Gökçe çocuğun omzuna vurdu. ''Ne istediğine dikkat et, dedi. ''Yarın öbür gün ölürsem çok ağlarsın.'' ''Kim?'' dedi Alper kaşlarını kaldırarak. ''Şuraya yazıyorum, üç güne birini bulurum. Kırkını bile beklemem.'' Gökçe, yüzünde kocaman bir gülümsemeyle, ''Hayata küsersin,'' dedi. ''Hatta çocuğun olursa ona, benim adımı verirsin.'' Alper de sırıttı. ''Müstakbel karımla aramı senin yüzünden açamam,'' dedi. O ne isterse o olur.'' ''Alper! dedi Gökçe. ''Çok kötüsün'' ''Tamam, tamam,'' dedi Alper ama şakasını sürdürüyor, kızın tepkilerinden zevk alıyordu. ''Çok istersen yeni birini bulmak için üç değil dört gün beklerim.'' Gökçe çocuğun omzuna bir tan daha geçirecekti ki Alper, kızın elini yakaladı. İkisi de gelecekte bunların yaşanabileceğine olanak vermiyormuş gibi kahkahalarla güldüler.
Sayfa 278 - Ephesus Yayınları·Kitabı okudu
Ölüler Konuşamaz
''Merak etme.'' dedi. ....................................................... ''Ölüler konuşamaz.''
Sayfa 30 - Ephesus Yayınları·Kitabı okudu
Ölüler Konuşamaz
Reklam
Bir yerde duymuştu: Eğer iyi biri ölüme kavuşuyorsa o şehir yas tutar ve ağlar. İstanbul, bu gece Gökçe için ağlıyordu. Alper, gökyüzüne baktı ve İstanbul'la birlikte ağladı.
Sayfa 362 - Ephesus Yayınları·Kitabı okudu
Ölüler Konuşamaz
Bence, gerçekten büyük insanlar, büyük acılar çekmek zorundadırlar.
Sayfa 330·Kitabı okudu
Ölüler Konuşamaz
Biliyor musun, bir şeyler var kafasında! Hiç değişmeyen, sürekli acı veren bir şeyler… Ben asıl bundan korkuyorum. Bu kesinkes böyle!
Sayfa 189·Kitabı okudu
Ölüler Konuşamaz
Ağlaya sızlaya da olsa alışmışlar. İnsanoğlu denen aşağılık yaratığın alışamayacağı hiçbir şey yok galiba!…”
Sayfa 32·Kitabı okudu
Ölüler Konuşamaz
Reklam
Reklam