Ölüm gerçek, ölüm döşeği tabu, cenaze ortak, yas bireysel… Ölüm ve ceneze ortami edebiyat ortaminda kelimelerle anlatilacak olsa bu eser haricinde baska bir eser kelimelerle Ölümü belki de bu kadar etkileyici resim tasviri gibi anlatamazdi. Peki ölüm herkesi eşitler mi? Fransız yazar Emile Zola’nın ‘’Nasıl Ölünür’’ adlı eseri biz okuyuculara mecburen şu soruyu sormaya mecbur bırakıyor: Ölüm dediğimiz ve herkesin önünde sonunda eline alacağı bu tek yönlü gidiş bileti, gerçekten de herkesi sanıldığı gibi eşit kılıyor mu? Ölüm zengine ayrı fakire ayrı mı davranıyor? İşte Emile Zola’nın bu eserinde beş ayrı sınıfın anlatıldığı beş ayrı hikaye üzerinden yorumlayarak bu sorulara cevap arayacağız.
Romanlarından tanıdığımız Émile Zola’dan toplumsal ve ekonomik koşulların ölümü nasıl şekillendirdiğini gözler önüne seren çarpıcı beş öykü. Aristokrat, burjuva, esnaf, köylü ve işçi ailelerinin bu süreci nasıl yaşadıklarını olanca sadeliğiyle ve toplumsal çerçeveden kopmadan sergileyen beş tablo.
“Nasıl Ölünür”, Émile Zola’nın gençlik döneminde yazdığı, insanın ölüm karşısındaki tutumunu, toplumun ikiyüzlülüğünü ve ahlaki çöküşünü ele alan kısa ama etkili bir denemesidir. Metin, ölümün “yüceltilmesini” değil, gerçek yüzüyle anlaşılmasını savunur.
Emile Zola bu metinde şunu sorgular:
“İnsanlar ölümü neden romantikleştirir ve gerçeğinden kaçır?”
Eserde: Ölümün acımasız gerçeği,toplumun sahte tesellileri,dinî ve ahlaki kalıplar,insanların korkuları ele alınır.
Amaç:
Ölümü süslemek yerine, onu dürüstçe görmek.
Eserden Önemli Alıntılar
_____________________________
1- )Ölümün Gerçeği
“İnsanlar ölümü süsler, ama ölüm süslü değildir.” (Zola, ölümün romantik anlatılmasına karşı çıkar.)
2-)Toplum Eleştirisi
“Ölenin ardından söylenen sözler çoğu zaman gerçeği gizler.”