İnsan ölümü hep başkasının başına gelen bir şey sanıyor. İnsana has bir körlük. Kendini ve dolayısıyla sevdiğin herkesi ölümsüz sanma körlüğü. Sonra bir gün hiç beklemediğin anda —kim bekler, kim kondurur ki ölümü sevdiğine— dünya artık o tanıdık bildik yer olmaktan çıkıveriyor.