ö

Özyönetim

1 üye
Takip
Öz denetim
İç tanıklığa önem veren kültürde kişi önce kendi Özüne, vicdanına hesap verir. Sınavda öğrencinin başına gözetmen dikmeye gerek yoktur. En önemli denetimci içindeki vicdanıdır.
Sayfa 33 - Kronik·Kitabı okudu
Özyönetim
Geçmişte Marksistler merkeziyetçi bir partinin gerekli olduğuna dair (geçersiz olsa bile) akılcı iddialarda bulunabiliyorlardı, çünkü devrimin anarşik evresi maddi kıtlıktan dolayı boşa düşüyordu. Ekonomik olarak, “kitleler” her zaman gündelik hayatın zorlu çalışma koşullarına geri dönmeye mecbur ediliyorlardı. Devrim akşam onda kapanıyordu, 1793 Jirodinleri’nin gerici eğilimlerinden hayli uzakta; düşük teknoloji düzeyine yakalanıyordu. Bugün artık bu mazeretler, özellikle de ABD ve Batı Avrupa’da, kıtlık sonrası teknolojisinin gelişmiş olmasından dolayı ortadan kalkmıştır. Neredeyse bir gecede, “kitlelerin” Marksçı anlamda “özgürlük alanını” etkili bir şekilde genişletecekleri bir noktaya —en yüksek derecede özyönetime ulaşabilmek için gerekli olan boş zamana— erişilmiştir. Fransa’da Mayıs-Haziran olaylarının gösterdiği şey, Bolşevik-tipi partiye bir ihtiyaç duyulması değil, “kitleler” arasında daha geniş bilinçlilik oluşmasına duyulan ihtiyaçtır. Paris göstermiştir ki fikirleri —tabi yalnızca fikirleri değil, özyönetim kavramını yaygınlaştıran fikirleri—sistematik olarak çoğaltacak bir örgüte ihtiyaç vardır. Fransız “kitlelerin” sahip olmadıkları şey onları “örgütleyecek” veya “yönetecek” bir merkez komite veya Lenin değil, fabrikaları işgal etmek yerine onları işletebileceklerine dair kanaatlerinin olmayışıdır. Bolşevik-tipi partilerden bir tanesinin bile özyönetim talebini yükseltmemiş olması kayda değerdir. Bu talebi yalnızca anarşistler ve Sitüasyonistler yükseltmiştir.
Sayfa 205
Özyönetim