Freud'un öğretilerinde gösterilen, çocuk kalmış ama diğer yönlerden yetişkin gibi görülen belli bir sınıf vardır, namı diğer psiko-nevrotikler. Bu psiko-nevrotiklerin çocuksu ruhsal hayatlarından vaz geçmediği söylenebilir. Psiko-nevrotiklerin çocuksu ruhsal hayatları olgunlaşırken değişmek yerine aksine daha da güçlenmiş ve yerleşmiştir. Psiko-nevrotiklerde çocuk duyguları saklanmış ve abarhlmıştır, bu yüzden bu mütevazı duyguların genişleyip muazzam bir şekilde büyümesinin gözlendiği patolojik etkiler göstermektedirler. Nevrotiklerin fantezileri, bir bakıma, çocuksu hayallerin düzenli olarak abartılmış kopyalarıdır...
Freud, Rüyaların Yorumu kitabında, Oedipus hikayesinin, Kahin Oedipus'a babasını öldürüp annesiyle evleneceğini söyler, ki Oedipus daha sonra farkında olmadan aynen böyle yapar- bağlantılarını şu an birçok yaşayan tarafından görülmüş iki tipik rüyayla ortaya çıkarır: Babanın ölüm rüyası, anneyle cinsel ilişki rüyası. Kral Oedipus için şöyle der:
Kaderi bizi etkiler ama sadece bu bizim de kaderimiz olabileceği için, çünkü kahin doğumumuzdan önce bize de ondaki laneti verdi. Hepimizin kaderinde ilk cinsel dürtülerimizi annelerimize ve ilk nefret ve direnişimizi babalarımıza karşı yöneltmek olabilir; rüyalarımız bizi bu kadere ikna eder. Babası Laios'u öldürüp annesi Jocaste'yle evlenen Kral Oedipus, bir dileğin gerçekleşmesinden ,çocukluk dileğimizin gerçekleşmesinden başka bir şey değildir ...