Rabtiye

1 üye
Takip
Mülayim
Arapça kökenli bir kelimedir. "Yumuşak huylu, uysal, halim selim" anlamına gelir. Bir dede, torununun kırdığı cam parçalarını gülümseyerek topluyorsa mülayimdir. Bir öğretmen, hata yapan çocuğa ceza vermek yerine merhametle yaklaşıyorsa mülayimdir. Kimileri de fırtınaya bile rüzgârla cevap verir; çünkü fıtratlarında mülayimlik vardır. Unutmamak gerekir ki, her korkak mülayim görünebilir ama her mülayim korkak değildir. İki hâli birbirine karıştırmamak lazım. Misal Mülayim bir insan olmak, susarak bile öğretebilmektir.
Rabtiye
İRFAN
Arapça kökenli bir kelimedir. "Bilme, tanıma, idrak etme" anlamlarını taşır. Bir başka ifadeyle irfan; akılla değil, gönülle kavranan hakikat, bilgi, anlayış demektir. Bu kavramla aynı kökten gelen "ârif” ise; "çok anlayışlı, gördüğünü uzun düşünmeye gerek kalmadan hemen kavrayacak yetenekte olan, kalp gözüyle gören, herkesin fark edemediği manevî hakikatleri idrak eden kişidir. Misal: İlim, sana kim olduğunu söyler, irfan ise neden var olduğunu. İnsan ve Hayat - Sayı 186 (Ağustos 2025)
Rabtiye
Reklam
mağrur
Mağrur kelimesi Arapçadan gelir. "Aldanmak, kendini üstün görmek, kibirlenmek" anlamlarına gelir. Aynı kökten gelen "gurur" kelimesi de kişinin kendini kandırması, başkasından üstün görmesi demektir. Tasavvufî metinlerde mağrur olmak, insanın haddini bilmemesi, nefsine güvenip kibirlenmesi anlamında kullanılır ve bu hâl kötü görülür. "Mağrur olma padişahım, senden büyük Allah var" sözü de bunun en açık örneğidir. Bu sözle, en güçlü görünen kişiye bile hatırlatılır: Dünya geçicidir, güç sende değil, her şeyin sahibi olan Hazreti Allah'tadır. Misal: Ey gönül, mağrur olma! Bu dünyanın sadakati yoktur; bir gülü varsa yüz bin de dikeni vardır.
Rabtiye
Tecelli
Arapça kökenli bir kelimedir. "Görünme, açığa çıkma, parlama" anlamlarına gelir. Manevi açıdan tecellî, maddî bir görüntü değil; kalpte ve ruhta meydana gelen bir uyanış, bir "açığa çıkış" hâlidir. Hazreti Allah'ın bir isminin kulda zuhur etmesi; onun düşüncesinde, hâlinde veya davranışında yansıması olarak görülür. "Cilâlanmış, parlatılmış, parlak anlamına gelen "mücella" kelimesi ve hem "parlaklık, parıltı" demek olan hem de "bir şeyi parlatmak için sürülen madde" anlamında kullanılan "cila" kelimesi de "tecellî" ile aynı kökten gelir. Misal: Hak tecellî eyleyince her işi âsân (kolay) eder.
Rabtiye
keyfiyet
Arapça menşeili bir kelimedir. Kökü "keyf", yani "nasıl" demektir. "-iyyet" eki ise hâl, durum, nitelik anlamı katar. Yani "keyfiyet" kelimesi, hangi nitelikte olduğu, nasıl bir özellik taşıdığı anlamına dayanır. Osmanlı'da "keyfiyet", "kemiyet"le birlikte sık kullanılan bir çiftti: Keyfiyet: kalite, nitelik Kemiyet: miktar, nicelik Bir şeyi anlatırken önce mahiyetine (keyfiyetine), sonra sayısına (kemiyetine) bakılırdı. MİSAL Keyfiyet, kemiyet, birlik beraberlik ve ahenkle olur.
Rabtiye
Seyhan Tunalı
Rabtiye