Türk mediası
Gazetecilik, hakikati aktarma ve insan onurunu koruma sorumluluğu üzerine kuruludur. Sahadan gelen vahşet görüntülerine, açık insan hakları ihlallerine sessiz kalmak; dahası bunları stratejik bir ‘başarı’ olarak sunmak, evrensel basın ilkeleriyle bağdaşmaz. Şiddeti meşrulaştıran, ihlalleri görünmez kılan bir dil, gazetecilik değil propaganda üretir.
Böyle bir medya düzeni barışa hizmet etmez; yeni çatışmaların toplumsal zeminini hazırlar. Burada mesele yalnızca neyin söylendiği değil, neyin bilinçli olarak söylenmediğidir. Barış da tam bu sessizliklerin içinde kaybolur.”