Garip şey!.. Herkes şapkalı... O sene Türkiye'de şapka kanununun çıkarıldığını biliyordu ama böyle bir manzara göreceğini ummuyordu. Şapkalar başlarda, bir İngiliz'in Hindû kavuğu giymesi gibi duruyor. İçten tepeye çıkma bir şey değil de, tepeden kafaya oturma... Develere de giydirseniz böyle olur.
Sayfa 38 - "Vakit" Gazetesi, 2. Baskı 1976, Büyük Doğu Yayınlar
- "(...) O ki, olmanın ne demek olduğunu anlamaya başlayacağı 1934'den sonra başına bir daha şapka geçirmeyecek, şapkaya içi necaset dolu bir lenger gözüyle bakacaktır. Onu 1934'e kadar hep genç şair diye görecek, 1934-43 arası komünist ağzından Mistik Şair diye gösterecek, 1943'den bu yana da, Fikret Âdil'in tabiriyle Sabık Şair diye belirteceğiz
Sayfa 21 - Vapur, 2. Baskı 1976, Büyük Doğu Yayınları
- İşte sizi Marsilya'ya götürecek gemi!.. Adı (Bormida)... Sandalda giderken beklenmedik bir davranış... Fesini başından çekip sulara fırlattı. Fes şimdi sularda, boğulan bir adamın su yüzünde tek nişanesi, dikine yüzüyor. Kim mi, Avrupa'ya gidişinin daha ilk basamağında fesini hakaretle deniz atan bu züppe?.. Dört yıl sonrasından birkaç çizgisini seyrettiğimiz Genç Şair...
Sayfa 21 - Vapur, 2. Baskı 1976, Büyük Doğu Yayınları