s

Sevgi Felsefesi

1 üye
Takip
Spino­za için aşkın ve sevincin kaynağı.
Aşk ilişkileri çoğunlukla akıldan çok muhayyi­leye (Hayal gücü) dayanan bir tanıma ve yanılsamalar zemininde başlar. Bu karşılaşmanın ilk etapta üzerimizde gerçekten de olumlu etki yaratabileceği, bizi sevindirerek yaşama gücümüzü artı­rabileceği doğrudur. Yanılsamaya bağlı ar­zunun gücü ve tutku sürdükçe, sevinç de oradadır. Ancak karşımızdakini daha iyi tanıdıkça, hayal yerini yavaş yavaş gerçekliğe bırakacaktır. Karşımızdakine dair doğru bir algıya sahip olduğumuzda da, şayet bir yanılsamaya dayanmışsa sevinç hüzne ve bazen aşk nefrete dönüşür. Karşımızdakini ne kadar tümüyle uygun biçimde anlarsak; edilgen sevincin aktif sevince, tutkunun da derin ve kalıcı bir aşka dönüşmesi o kadar mümkün olur.
Sevgi Felsefesi
Spinoza
"Her kıymetli şey zahmetli olduğu kadar nadirdir de."
Sevgi Felsefesi
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
İsa, Spinoza'ya benzer şekilde kişiliğin olguluğunu gösterir
Spinoza'nın tutku, yani uygun olmayan bir fikre dayanan, dolayısıyla yönü kötü ta­yin edilmiş bir arzu olarak adlandırdığı şeye İsa, İbranice­ de "hedefini şaşırmış" anlamına gelen "günah" adını verir. Yüzyıllar içerisinde Hıristiyan geleneği yerleştikçe "günah", ezici bir ahlak anlayışının -Kilise'nin belirlediği, bazıları bizi güya doğrudan cehenneme götürecek olan, sonu gelmeyen günah listelerinin- yükünü taşıyan suçlayıcı bir kelime ha­line geldi. İncil'de böyle bir şey yoktur. İsa kimseyi ne yar­gılar ne suçlar. Zina yapan kadını taşlanmaktan kurtardık­ tan sonra ona ettiği "Seni yargılamıyorum. Git ve bir daha günah işleme" sözünü bir Spinozacı "Arzunda büyü, onu yeniden yönlendir ve bir daha hedefi şaşırma" şeklinde ifa­de edebilir. Yuhanna'ya göre yargılamayan ve suçlamayan, onun yerine kurtaran ve ayağa kaldıran Mesih hep böyle davranmıştır: "Tanrı, oğlunu dünyaya, dünyayı yargılasın diye değil kurtarsın diye gönderdi." İsa -Spinoza'ya benzer biçimde- hiçbir zaman "Bu iyi" veya "Bu kötü" demez, daha ziyade "Bu doğru", "Bu yanlış", "Bu seni büyütür" veya "Bu seni küçültür" der. Ayrıca ahlaken kınayarak ez­mek yerine sevgi dolu bir bakış veya hareketle, muhatapla­ rının ayağa kalkmalarına yardım eder.
Sevgi Felsefesi