İnsanlık onurunu, inanç değerlerimizi, köklü Türk tarih ve töresini ortak paydada buluşturan en temel duruşlardan biri, her türlü ırkçılığa ve bu bağlamda Anti-Semitizme karşı sarsılmaz bir set çekmektir.
Zira bir topluluğu inancından veya kökeninden ötürü hedef almak, Medeniyet Tasavvurumuza tamamen aykırıdır.
Ancak aynı kararlılıkla ifade edilmelidir ki; Anti-Siyonizm, dini değerleri kendi sapkın ideolojik emellerine kılıf yapan bir yapıya karşı yükseltilmesi gereken, İnsani ve Ahlaki Bir Zorunluluktur.
İsrail ordusunda bizzat görev yapmış Yahudi asıllı bir tarihçi tarafından kaleme alınan bu eser; Anti-Semitizm tuzağına düşmeden, tamamen objektif bir perspektifle Siyonizm’in röntgenini çekmektedir.
Kitap, Yahudi inancını araçsallaştırarak onu yıkıcı bir ideolojiye dönüştüren bu yapının; İsrail’in kuruluş öncesinden bugüne kadar hedeflerine ulaşmak adına her türlü İnsan Hakları, Evrensel Hukuk vb. Norm, Yasa ve Uluslarası Hukuka aykırı davranarak, aynı zamanda tüm bu hukukları çiğnerken, hiçbir İnsanlık dışı yöntemi kullanmaktan çekinmediğini de çarpıcı belgelerle ortaya koymaktadır.
Orta Doğu’da bir kanser hücresi gibi türeyen ve günümüzde küresel bir metastaza dönüşerek tüm İnsanlığı topyekûn bir felakete sürükleyen bu 'demir duvar' stratejisi, yazarın kaleminde bir suç duyurusuna dönüşmektedir.
Avi Shlaim’in bu eseri, İsrail’in kuruluş stratejisini "askeri bir duvar" olarak tanımlarken, güncel gelişmeler bu duvarın sadece beton ve silahtan değil, aynı zamanda rasyonellikten uzak, sapkın bir teolojik zırhtan örüldüğünü göstermektedir.
Shlaim'in arşiv belgeleriyle ortaya koyduğu "güç kullanımı" , günümüzde Küresel Finans Kapital ve Dini Fanatizmin birleştiği bir "Yeni Dünya Düzeni" aracına dönüşmüştür.
İnsanlık tarihi boyunca Dinler,
Sürdürülebilir olduğuna inanan ve bu sürdürme işinin de ABD ve Arap diktatörlerin görevi olduğunu düşünen küstah, katı ve tutucu bir siyasetçiydi.İsrail bir demokrasi değil, bir etnik grubun diğerini tahakküm altında tuttuğu bir ortam anlamına gelen etnokrasidir.Bu hali tarif etmek için oldukça basit, ancak bir o kadar da netameli bir terim daha vardır:"apartheid."
Kutsal kitaptaki imgelem tersine dönmüştü:küçük ve savunmasız Filistinli Davutağır silahları olan, merhametsiz ve buyurgan İsrailli Calut ile karşı karşıyaydı.
Dini inançları ne olursa olsun tüm neo-conlar Arnerika'nın Ortadoğu'daki uzun vadeli çıkarlarının İsrail'inkilerle örtüştüğünü düşünüyordu.11 Eylül saldıŕısı, Amerika'nın Irak'ı darmadağın etmesine neden olan, İsrail'in de Lübnan ve Filistin'den geriye ne kaldıysa yok etmesine izin veren, hatta bunu cesaretlendiren korkunç süreci başlatmıştı.İsrail gazetesi Ha'aretz, Şubat 2003'te "Askeri ve siyasi yönetim lrak'ta savaş için can atıyor"Bush ve Şaron Ortadoğu siyasetinde neredeyse özdeş.