بسم الله الرحمن الرحيم
َقُلْ إِنْ كُنْتُمْ تُحِبُّونَ اللّهَ فَاتّبِعُونِي يُحْبِبْكُمُ اللهُ وَيَغْفِرْ لَكُمْ ذُنُوبَكُمْ وَاللهُ غَفُورٌ رَحِيمٌ•
"(Rasûlüm!) De ki: Eğer Allah'ı seviyorsanız bana uyunuz ki Allah da sizi sevsin ve günahlarınızı bağışlasın. Allah son derece bağışlayıcı ve esirgeyicidir."
•|| Âl-i İmrân Sûresi 31.Ayet
Bu âyet-i kerîme, Allah'ı sevdiğini iddia eden fakat Nebi'nin yolu üzere bulunmayan herkes için kesin bir hüküm vermektedir. Şüphesiz o kimse, her sözünde ya da fiilinde Nebi'nin dinine ve hükümlerine tâbi olmadığı sürece yalancıdır. (İbn Kesir Tefsiri)
Müslümanın günlük hayatında özen göstereceği şeylerin en önemlisi; her hareketinde, duruşunda, konuşmasında, ve fiilinde Rasûlullah ﷺ'in sünnetine göre amel etmektir. Böylece hayatının tümünü sabahtan akşama kadar Rasûlullah ﷺ'in sünneti üzere düzenlemiş olur.
Sünnet-i seniye, edeptir. Hiçbir meselesi yoktur ki altında bir nur, bir edep bulunmasın! Resul-i Ekrem aleyhissalâtü vesselâm ferman etmiş:
اَدَّبَنٖى رَبّٖى فَاَحْسَنَ تَاْدٖيبٖى
Yani "Rabb'im bana edebi, güzel bir surette ihsan etmiş, edeplendirmiş." Evet, siyer-i Nebeviyeye dikkat eden ve sünnet-i seniyeyi bilen, kat'iyen anlar ki: Edebin envaını, Cenab-ı Hak habibinde cem'etmiştir. Onun sünnet-i seniyesini terk eden, edebi terk eder.
Muhabbetullah, sünnet-i seniyenin ittibaını istilzam edip intac ediyor. Ne mutlu o kimseye ki sünnet-i seniyeye ittibaından hissesi ziyade ola. Veyl o kimseye ki sünnet-i seniyeyi takdir etmeyip bid'alara giriyor.
Eğer Kur'an'ın "Namaz kılınız!" buyruğunun nasıl anlaşılması gerektiğini Allah Rasûlü Ümmet'ine göstermeseydi, bugün herkesin hevasına göre bir "namaz'' şekli olacaktı.
Sayfa 55 - İnsanların Hevası Adedince Din İcad Etme Projesi·Kitabı okudu