ay ışığı kök salar unutulan isimlere
gece ağır sır iner camlara
eski kitabın içinde uyuyan ince izler
başka zamanların sesini taşır uzak sılalara
tozlu sayfalar açılır sessiz rüzgârla
soluk harfler konuşur kimsenin duymadığı dille
yaprak eğilir kırık hatıraya
renk kalır gecenin kıyısında
gölgeler dolaşır terk edilmiş bahçelerde
saatler yosun tutar suskun eşiklerde
tanımadığı eller bırakır izleri
kalpler saklanır korların sessizliğinde
gece derinleşir dünya uzaklaşırken
ışık ince ince işlenir köklere
yarım kalmış sesler uyanır uykudan
kayıp yıldızların adını fısıldar birbirlerine
ben dinlerim
duvarlardan çekilen sesin ardında
sayfa kendi kendine kapanır
isimler geçer sayfaların arasından
zamanın hafızasında silinmiş yüzler
iki gölge düşer kitabın içine
biri susar biri bekler
sonra hiçbir şey konuşmaz