y

Yeni Lisan

0 üye
Takip
Ömer Seyfettin, muzip bir biçimde kendi düşüncesine aykırı olan bir şiiri felsefesine uygun bir şekilde yeniden yazmış ve aynı temanın Yeni Lisan ile de terennümünün mümkün olduğunu ispat etmek istemiştir. Eğer Ömer Seyfettin başarırsa “herkesin okuyup anlayacağı gibi şeyler yazılacak, Türklerin de bir edebiyatı olacak, Türkler de kendi dilleriyle iftihar edeceklerdi” (Ömer Seyfettin, 2018: 332). Öyle de oldu. Yeni Lisan, az zamanda büyük yankı uyandırmış ve çok ciddi bir başarı elde etmiştir
Sayfa 69·Kitabı okudu
Yeni Lisan
1. Asıl lisan, yaşayan, yani konuşulan lisandır. Milletin manasını bilmediği, anlamadığı lisan ölüdür. Yalnız kitapların açılmaz sayfalarında gömülü kalır... Tıpkı toprağın altındaki ölüler gibi... 2. Var olan: Konuşulan Türkçedir. Ve Türkçenin en güzeli, umumî bir edebiyat lisanı olmaya lâyık olanı İstanbul lehçesidir. Çünkü incelmiştir. Bundan başka İstanbul Türk milletinin hem millî hem dinî hem ilmî merkezidir. Halife ve hakan burada oturduğu gibi Türk darülfünunu da buradadır. 3. İstanbullular lügat paralamadan tabiî bir eda ile konuşurlarsa bir kere sevk-i tabiîmize girmeyen, yani tamamıyla Türkçeleşmeyen Arapça, Acemce kelimeleri kullanmazlar. Bahr, seng, âb, bî-kerân, tîrâje, mûzî, tuhfe, revzen, ankebût ve ilh. gibi... 4. Sonra, ıstılahlardan maada terkip kullanmazlar. İstanbul’da hangi Türk “şeb-i rahîl-i beyaban, sakf-ı sitâre-i nakş-ı hafagâh-ı tâirân, abâ-yı siyeh-reng-i uhrevî, râşe-i zerrîn-i zir ü yem” der? Fakat pekâlâ ilmî ve fennî ıstılahları kullanırlar. Zaten bu ıstılahlar artık sevk-i tabiîmize inmiş, Türkçeleşmiş, terkiplikten çıkarak kelime olmuştur. Sadrazam, şeyhülislâm, Kurun-ı Vusta, Kurun-ı Ulâ ve saire gibi... 5. Istılahlardan maada Arapça, Acemce kaidelerle hiçbir kelimeyi cemlendiremezler. Talebe, Müslüman, ahlâk, evlât, edebiyat, tabiat ve saire gibi... Bu ıstılahlar o kadar Türkçeleşmiştir ki biz asıllarında cem olduğu hâlde onları müfret telâkki eder ve öyle kullanırız. Misal: - Ey Müslümanlar... uyanınız. - Ahlâkları bozuk hainler... titreyiniz. - Türkiye’nin millî mefkûre etrafında toplanan cesur evlâtları korkmayınız, ileri daima ileri... - Milletlerin mefkûrelerine, tarihlerinden ve mazilerinden ziyade, millî edebiyatları bir şekil verir... Ve netice “Yeni Lisan”ın kaideleri oluyordu: 1. Konuşurken olduğu gibi yazarken de Arapça,
Sayfa 46·Kitabı okudu
Yeni Lisan