y

Yeter

2 üye
Takip
“Kimliğini suistimal edip mağduriyet silahı haline getirme” diye genelleme yapmak, meseleyi tersinden okuyor. Çünkü tarih boyunca insanlar tam da kimlikleri yüzünden baskılandı: etnik kökeni nedeniyle dışlandı, cinsiyeti nedeniyle ikinci sınıf görüldü, yönelimi/kimliği nedeniyle şiddete uğradı, hatta öldürüldü. Bu geçmişin ve hâlâ süren eşitsizliklerin sonucunda bazı insanlar kimliğini daha görünür ifade etmek zorunda kalıyor; bu bir “taktik” değil, çoğu zaman hayatta kalma ve var olma mücadelesi. “Avazı çıktığı kadar haykırmak” diye tarif ettiğiniz şeyin bir kısmı da şundan kaynaklanıyor: Uzun süre “sus”, “gizle”, “belli etme”, “normalmişsin gibi davran” denilen insanlar artık bu baskıyı taşımıyor. Bir insan “Ben Kürdüm”, “Ben eşcinselim”, “Ben feministim”, “Ben ateistim” dediğinde asıl söylediği şey çoğu zaman şudur: “Bunu saklamak zorunda değilim; aşağılanmadan var olmak istiyorum.” Burada kritik nokta şu: “Sus” demek, yalnızca “konuyu uzatma” talebi gibi görünse de, pratikte çoğu zaman “görünme, görünür olma, kendini ifade etme” hakkına müdahale anlamına geliyor. Bu yüzden insanlar “sus” denildiğinde bunu baskı olarak algılıyor ve buna tepki veriyor. Tepkiyi “mağduriyet” diye yaftalamak ise, var olan güç dengesini yeniden kurmaya yarıyor: “Sen konuşma, ben rahatsız olmayayım.” Ayrıca “istisnasız her azınlık bunu yapar” cümlesi de açıkça haksız bir genelleme. Bir grubu topyekûn “taktik yapan”, “işgüzar” diye etiketlemek, eleştirdiğiniz şeyi büyütür: insanların birbirini birey olarak görmesini engeller. Kimliklerin “önemli olmadığını” söylüyorsunuz; ama aynı anda kimlikleri hedef alan toplu bir itham kuruyorsunuz. Bu iki şey birbiriyle çelişiyor. Son olarak kendinize şu soruyu sorun: Sizin görüşleriniz, kimliğiniz ya da inancınız yüzyıllarca yasaklanmış,
Yeter

Gordon Freeman

@Gordon_Freeman
·
Kimliğini suistimal edip mağduriyet silahı haline getirme
Girdiği her ortamda radikal görüşünü, etnik kimliğini vb. avazı çıktığı kadar haykıran tiplere dikkat edin. İnsanları canından bezdirene kadar kendi durumlarını onların gözlerine gözlerine sokarlar, tepkiyi alınca da mağduru oynarlar. Bu, bilinçli bir şekilde yapılan bir taktiktir. İstisnasız her azınlık bunu yapar. Örneğin; Her fırsatta Kürdüm der, yeter sus deyince ırkçılıkla suçlar. Her fırsatta eşcinselim der, yeter sus deyince lgbt düşmanlığıyla suçlar. Her fırsatta feministim der, yeter sus deyince cinsiyetçilikle suçlar. Her fırsatta ateistim der, yeter sus deyince yobazlıkla suçlar. Kimlikler önemli değil, zaten kimsenin kimliğine laf ettiğim yok. Bunlara ve çıktıkları fabrikayadır lafım. Örnekler de elbette çoğaltılabilir. Yeni yıldan beklentim, böyle işgüzar tiplerin artık bitmesidir.
1000Kitap
Kendimden
Git yat dedim git yat her gece aynı yas tutulmaz
Yeter
Reklam
Kendimden
Usluluk diyorum İsa'nın çarmıhı olur yeri gelince
Yeter
Kendimden
Biraz fazla dolaştın gece gece aklımın kıyılarında
Yeter
Kalbim unut bu şiiri! Yoksa daha çok acıyacaksın! Bırak, Gitsin!
Yeter
Bir insanın özellikle bir kadının
Şart ne olursa olsun, ne kadar kötü olursa olsun onun kusurlarını ve hayatını, ettiği lafları ile arkadan konusup: Kadınlığı dan insanlığını başkalarına söyleyip laf soyletip alay konusu yapamazsınız!!!.
Yeter
Reklam
Reklam