Gordon Freeman

Gordon Freeman
@Gordon_Freeman
Seçerek kabul edilmiş bir değerler kodu, ahlak kodudur.
Bülent Ecevit Üniversitesi
İstanbul
6 Mayıs
615 okur puanı
Haziran 2018 tarihinde katıldı
Türk halkı için dini kurallar yalnız dini bir ödev değildir, aynı zamanda ve daha çok birer sosyal yaşam kuralı haline gelmiştir.
​Milletin egemenliği gerçekten mutlak mıdır? Bugün başka bir soru ortaya çıkmıştır: Günümüzde Türkiye, globalleşme çerçevesinde de bir dizi uluslararası anlaşmaya imzasını koyarak mutlak irade ve egemenliğini kısıtlamıştır. Uluslararası kuruluşlar adına, bazı alanlarda ülkenin içişlerini kontrol için heyetler gelmektedir. Türkiye, önceden, bütün bunları kendi rıza ve iradesiyle kabul etmiş ve mütekabiliyet ilkesini tanımış olsa da, bu müdahaleler mutlak egemenlik hakkını bozmuyor mu? Türkiye, Basklar veya İrlandalılar için aynı biçimde girişimlerde bulunabiliyor mu? Sonuçta diyebiliriz ki, dünyada mutlak millî irade ve egemenlik kavramı değişmiştir; bununla beraber bu değişmeden yalnız Batılı büyük güçler yararlanmaktadır.

Gordon Freeman

, bir kitap okudu
Puan vermedi·395 syf.·
2026 9. kitabı
Alper Küçükkahraman
0/10 · 3 okunma
Türkiye'de rasyonel devlet, Batı'dakinden farklı bir şekilde ortaya çıkmış ve tamamıyla uygulanamamıştır. Modernleşme, Batı'da uzun bir gelişim sonucu aşağıdan, kitlenin geleneksel cemiyeti değiştirmesi şeklinde olmuş; Türkiye'de ise devletin ve aydın bir zümrenin devrim hareketi olarak yukarıdan gelmiştir. Bu durum, sosyal ve siyasi gelişmemizde, mücadele ve buhranlarımızda büyük bir rol oynamış görünmektedir. Eğitim nimetlerinden yoksun, mistik zihniyete sahip, gelenekçiliğin hâkim olduğu toplumda, modernleşmeye karşı bir direnme kendini göstermiş ve kitlenin rey sahibi olduğu siyasi iktidar mücadelesi devrinde ise, siyasetçiler sadece bu cereyandan istifade etmeyi denemişlerdir. Gelenekçilik teşvik olunmuş ve kitlenin muhafazakâr duyguları aydınlara karşı bir düşmanlık haline getirilmeye çalışılmıştır. Türkiye bugün bu gerçekleri açıkça tespit etmiştir ve yeni bir atılım ile rasyonel modern devleti kurmak çabası içindedir. Not: Bu makale 1963'te yazılmıştır.
Temel hayat görüşü, bütün medeniyet unsurlarına şekil ve anlam veren prensiptir. Kültür-medeniyet insanın cemiyetle ve kainatla münasebetlerinde belli bir yorumlama ve değerlendirme sistemidir ve organik bir bütün teşkil eder. Netice olarak, modernleşmede en önemli olay hayat görüşü ve davranışlarda meydana gelen değişmedir.