Ufak yerleşim yerlerine dair özlediğimi fark ettiğim küçük bir detayı not edeyim. Çeşmeyi açıp, elini dayayıp kana kana su içmek. Şehirli halkın ekseriyeti 0850'li numaraları arayıp, su siparişi verip, içeceği suyu eve getirtmek için randevu oluşturmak zorunda olduğu için, ki biz de ankara'da maalesef böyle yaptığımız için, bu gibi bir özgürlüğün var olduğunu unutmuşum.