z

Zikre Dair

0 üye
Takip
İBADETTE TESİRSİZLİK...
İbadette tesirsizliği doğuran hatâ, ayrıca çalışmamak ve zikir ile uğraşmamaktır. Çoğunuzun zikri "teberrük-vazife ve usûl dışı benimseme" kabilindendir! Zikriniz hedefine yöneltilmiş değildir! Yoksa kabil midir ki, Kerim olanın kapısı çalınsın da açılmasın? Usûlü ve hakkıyla vurulmazsa kapı elbette açılmaz. Kapının nasıl vurulacağı bilinince de hemen açıldığı görülür. Sünnet ve Cemaat ehli mezhebine aykırı bir tutum, karınca başı kadar bile olsa insanı yoldan alıkoyar ve bu mevzuda en küçük itikad hatası bin yıllık gayreti bile hiçe çevirir...
Sayfa 151 - Parçalar, -Efendi Hazretlerinin; ders, takrir ve mektuplarından- Zikre dair, 4. Basım, Büyük Doğu yayınları
Zikre Dair
HAYRET DENİZİ...
- "Allah'ı bilen insan donup kalır; kelime ve tâbir bulamaz ki, ondan bahsedebilsin. Hayret denizine dalar, dünya ve insanı unutur..."
Sayfa 146 - Parçalar, -Efendi Hazretlerinin; ders, takrir ve mektuplarından- Zikre dair, 4. Basım, Büyük Doğu yayınları
Zikre Dair
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
HÂLİSEN BİVECHİLLÂH...
Zikirde semerenin doğuşu "Hâlisen bivechillâh-sırf Allah rızası için" olmaya bağlıdır. Bu yolda hiçbir garaz ve ivaz sahibi olunmayacaktır. İster ruhanî zevk ve lezzet, ister velâyet dereceleri, ister keşf ve keramet isteği, cennet ve cehennem ve bütün dünya ve âhiret arzuları topyekûn nazardan düşürülecektir... Ara yere bir garaz ve ivaz girecek olursa bütün bir ömür çalışılsa asıl nisbet doğmaz ve faide elde edilemez. Birtakım tecellilere erildiği, tasarruflara varıldığı hissi de yalancıdır. Bu tecellilere "istidraç-sahte keramet" derler ve neticesi fenadır!..
Sayfa 148 - Parçalar, -Efendi Hazretlerinin; ders, takrir ve mektuplarından- Zikre dair, 4. Basım, Büyük Doğu yayınları
Zikre Dair
KALB İLE ZİKR...
Kalb zikre alışır, zikir kalbin melekesi hâline gelirse, tabiatıyla insandaki uzuvlar ve hasseler bâtına uyarak İlâhî emirlere kucak açar. Kalb zikrin rayihasıyla, nuruyla kokulanır ve aydınlanır; ışığıyla ziyalanır, hararetiyle kavrulur, sıfatıyla sıfatlanır, tabiatıyla pişer ve hakikatiyle gerçekleşir...
Sayfa 149 - Parçalar, -Efendi Hazretlerinin; ders, takrir ve mektuplarından- Zikre dair, 4. Basım, Büyük Doğu yayınları
Zikre Dair
ZİKİR ve TECELLİLERİ...
Büyüklerimizin yolu gerçek sevgili olan İlâhî Zâtın "Allah" adını, gönülde gizli ve nakışlı olarak anmaktır. İşte zikrin asıl tesiri ve gayesi de budur. Bu gaye elde edilince Kur'ân okumak ve dinlemek başka sûretlerde yüz gösterir. Mânâlarda içe doğan hisler ve tecelliler bambaşka olur. Farz ölçülerle sünnetler arasında açık bir fark görülür. Namazda kıyam, kıraat, rükû ve secdede başka başka feyzler belirir. Kur'ân'ın sûre ve âyetlerinden ayrı ayrı haz alınır. Mübahların yapılışında hafiflik, mekruhlarda ağırlık duyulur. Emirlerle yasaklar açık ve seçik hâle gelir. Bu noktalar da zikirde gaye olmamalıdır. Biz Allah ile alış-veriş makamında değiliz. Kul ve Rab arasındaki muamelede kul kulluğunu bilmeli ve takınmalıdır...
Sayfa 150 - Parçalar, -Efendi Hazretlerinin; ders, takrir ve mektuplarından- Zikre dair, 4. Basım, Büyük Doğu yayınları
Zikre Dair
ESAS ve MİZÂN ŞERİATTIR...
Faydalı hayâller, faydalı hâller doğurur. Sonra rüyalar gelir. Bunlar da zevki geliştirir. Daha sonra uyanıklık da rüyayı andırmaya yüz tutar. Bazı şeyler görülür. Bunlara vâkıa denilir. Bu hâller davet ve istidadı gösterir; başka bir şey ifade etmez. Bu hâle kapılan ve onunla yetinen sâlik de olduğu yerde kalır, yürüyemez ve "sülûk-yola giriş" kademelerini aşamaz. Mürşid ise bu hâllerin değersizliğini devamlı şekilde tekrarlamakla mükelleftir. Uyanıklıkla kendinden geçme hâline "Bîhudluk" derler. Bu hâlde görülen şeylerde "vâkıa" olur. Arkasından keşifler başlar. Keşifler gittikçe açıklaşır. Ehlinin gözünde bunların da kıymet ve ehemmiyeti yoktur. Esas ve mizân Şeriattır. Şeriata uygun olan keşifler doğru ve makbuldür. Şeriata aykırı olanlar ise nefs ve şeytanın telkinlerinden başka bir şey değildir. Onlara, itimatsızlık, red ve nefy ile karşılık verilir. Sâlik, keşiflerinin Şeriata uygun veya aykırı olup olmadığını fark edemezse sorar ve cevabını alır. Bu gibi tecelliler zikir içinde de, dışında da olur. Nasıl olursa olsun, mutlaka murad, maksad ve gaye olamaz. İtibardan düşüktür. Vaziyet Mürşide arzedilir, tevil ve tefsir derdine de düşülmez. Zira iyi tefsir ve tevil gurur vericidir; fenaları da kol ve kanat kırıcı... Bunların ikisi de sâlike zararlı olduğundan Mürşid tâbirde çekimser davranır. Zira sohbeti mânevî kazanç kaynağıdır; zara vesilesi değil...
Sayfa 151 - 152 Parçalar, -Efendi Hazretlerinin; ders, takrir ve mektuplarından- Zikre dair, 4. Basım, Büyük Doğu yayınları
Zikre Dair