Bu kitap yazıldığında en gelişmiş robot Meiji Üniversitesinde geliştirilen ve duyguları tanıyıp bunlara uygun biçimde iletişim kurabilen kansei dir. Kansei, insana benzer bir robot ve üreticilerine göre utangaç. Kendisine bir kelime söylendiğinde 500.000 anahtar kelime içeren veritabanına danışıyor değişik çağrıştırmaları inceliyor ve sevinçten üzüntüye sinirden korkuya kadar birçok değişik Duygu'ya uygun şekilde yanıt veriyor.
Bilindiği gibi Japonya'daki fabrikalarda değişik üretim görevlerinde 400.000 kadar robot görev yapıyor ve bu sayı tüm dünyadaki robot işgücünün %40'ını oluşturuyor. Buna ek olarak büro temizliği resepsiyon memurluğu çaycılık gibi değişik görevlerde çalışan robotlar da var. Paro isimli olanı insanla robot arasındaki iletişimin gelişimine güzel bir örnek. Paro yalnız insanlara eşlik ediyor ve insanlar da onu duyguları olan bir varlık gibi algılıyor.
ABD ve Japonya'da ucuz insan gücünün yerine robotların getirilmesi yönünde yapılan yatırımlar görülüyor. İnsanların yanında basit işleri yapan robotlar da iş gücünün içinde. ABD'de yüzden çok hastanede yiyecek dağıtımı ve Kirli çamaşırların toplanması gibi basit işleri yapan robotlar var. Aethon şirketinin ürettiği Tug isimli robot, hafızasına hastane binası içinde girmesi gereken yerler yüklendiğinde Ziyaretçiler ve hastane personeli ile dolu koridorlarda yolunu bularak Techizat ve yiyecek taşıyabiliyor.
Genç insan kaynaklarının azaldığı ve pahalılaştığı bir ortamda endüstride ve savaş birimlerinde insanların yerini alabilecek teknolojik alternatifler bulunması gerekecek.